Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/844 E. 2025/13353 K. – Mühür Bozma

Konu: Mühür Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/844
Karar No
2025/13353
Karar Tarihi
Konu
Mühür Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/647 E., 2023/761 K. SUÇ : Mühür bozma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2023/647 Esas, 2023/761 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203/1, 62. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 31.01.2025 tarihli ve 2024/13721 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/17983 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/17983 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Mühür bozma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/04/2014 tarihli ve 2011/369 esas, 2014/202 sayılı kararının 12/03/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 22/07/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2023 tarihli ve 2023/647 esas, 2023/761 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanığın müsnet suçu 20/05/2010 tarihinde işlediği, 26/10/2013 tarihinde yalalanması üzerine savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 12/03/2019 tarihinde kesinleştiği, 22/07/2019 tarihinde yeniden suç işlendiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12/03/2019 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlendiği 22/07/2019 tarihleri arasını kapsayan 4 ay 10 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın sorgusunun yapıldığı 26/10/2013 tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 12/12/2023 tarihine kadar geçen süreden duran zamanaşımı süresi olan 4 ay 10 gün çıkartıldığında kalan sürede, olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 203/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2014 tarihli ve 2011/369 Esas, 2014/202 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 12.03.2019 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 22.07.2019 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 26.10.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve yine suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2023/647 Esas, 2023/761 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/844, K. 2025/13353, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-844-e-2025-13353-k-725f18d7abd2