Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/2735 E. 2025/13003 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2735
- Karar No
- 2025/13003
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/46 E. 2014/373 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin temyizinin süresinde olmadığı; katılan ... vekilinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden temyize hak ve yetkisi bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun olmadığı, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden ise ...'nin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümlere Sanık Müdafiinin, Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Başvurularının İncelenmesinde; Sanık müdafiine usulüne uygun olarak tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.12.20 15... .09.2021 tarihli tarihlerinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği; sanığa yüklenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen ... 'nin bu suç yönünden kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 15.10.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.