Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/2652 E. 2025/12315 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2652
Karar No
2025/12315
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1947 E., 2024/1397 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık müdafinin temyiz isteminin sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebi ile sınırlı olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün esastan reddine; nitelikli dolandırıcılıktan verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi; sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanık müdafiinin beraat hükmü nedeniyle vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli, 2011/5-137 Esas ve 2013/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği suç açısından avukatlık ücretine hükmedilmesinin gerekmeyeceği" gözetilerek, sanık hakkında aynı davada yargılandığı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık müdafiinin vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/2652, K. 2025/12315, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-2652-e-2025-12315-k-a7b64b951739