Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6393 E. 2025/2570 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6393
Karar No
2025/2570
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/341 E., 2023/343 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/341 Esas, 2023/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 07.12.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/9380 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114093 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114093 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/05/2017 tarihli ve 2014/287 esas, 2017/145 sayılı kararının 13/10/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 24/05/2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/10/2023 tarihli ve 2023/341 esas, 2023/343 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan resmi belgede sahtecilik suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında, Sanığın müsnet suçu 10/01/2008 tarihinde işlediği, sanık hakkında verilen 17/05/2017 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13/10/2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 24/05/2020 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 13/10/2017 ile 24/05/2020 tarihleri arasında (2 yıl 7 ay 11 gün) dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 24/05/2020 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı ve son olarak 26/10/2023 tarihinde sanık hakkında hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla; zamanaşımının durduğu süreler (2 yıl 5 ay 4 gün) mahsup edildikten sonra, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın ilk savunmasının alınma tarihi olan 26/12/2015 tarihinden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen 26/10/2023 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi dolmamış ise de, 10/01/2008 olan suç tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 26/10/2023 tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2017 tarihli ve 2014/287 Esas, 2017/145 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 13.10.2017 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 24.05.2020 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/341 Esas, 2023/343 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/6393, K. 2025/2570, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-6393-e-2025-2570-k-d1988e57a20f