Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6085 E. 2026/2493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6085
- Karar No
- 2026/2493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/968 E., 2024/625 K.
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Katılanlar ... 'ın mirasçısı ... ... ile ... vekilinin sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinden feragat ettikleri anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2018/396 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında mağdur ...'a karşı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-h-son, 158/3, 43, 62... . maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 16.921.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, mağdur ...'e karşı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçundan ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-h-son, 158/3, 43, 62... . maddeleri uyarınca 9 yıl 46... gün hapis ve 3.937.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2023/968 Esas, 2024/625 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdur ...'a karşı işlenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanıklar hakkında mağdur ...'e karşı işlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca hapis cezasının ''9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası'' olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın vekaletname ile yetkili kılındığına, beraat kararı verilmesine, B. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vekaletnamede sahtecilik bulunmadığına, soyut iddia dışında yeterli delil bulunmadığına, sanıkların atılı suçu işlemediklerine, lehe hükümlerin değerlendirilmediğine, C. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesine, İlişkindir.
III. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/2. maddesinin uygulanması için aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi gerektiği, somut olayda nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurlara karşı tek bir fiille işlenmediği, mağdurlardan farklı tarihlerde menfaat temin edildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar Müdafiilerinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığından kararların kesin nitelikte olup temyize tabi olmadığı anlaşılmıştır.
C. Sanıklar Müdafiilerinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış, ancak;
5237 sayılı Kanun’un "Nitelikli dolandırıcılık" başlıklı 158. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi; " (1) Dolandırıcılık suçunun; ... h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, ... İ şlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h. maddesi uyarınca hükümler kurulurken temel cezanın aynı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler nazara alınarak üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmedilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 158/1- (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde uygulanması mümkün olan aynı Kanun'un 158/1. maddesinin son fıkrası uygulanmak suretiyle hapis ve adli para cezalarının fazla tayin edilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Katılanlar ...'ın Mirasçısı ... ... ile ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Katılanlar vekilinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 30.08.2024 tarihli dilekçeler ile sanıklar tarafından zararlarının giderildiğini belirterek temyiz haklarından vazgeçme iradesini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266. maddesin gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar Müdafiilerinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar Müdafiilerinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.