Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/5620 E. 2025/6199 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5620
- Karar No
- 2025/6199
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/299 E. 2024/126 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sonuçsuz kaldığı tarihe kadar 5271 sayılı CMK'nin 253/21 ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar Mahkemece, bozma öncesindeki 30.03.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü ile temyize konu 29.05.2024 tarihli mahkûmiyet hükmü arasında zamanaşımı süresinin vaki olduğu belirlenip, Adalet Bakanlığından soruşturma ve kovuşturma izni alınması için geçen süre zarfında zamanaşımı süresinin durduğu gerekçe gösterilerek işin esasına yönelik hüküm verilmiş ise de, bozma öncesindeki 30.03.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü ile temyize konu 29.05.2024 tarihli mahkûmiyet hükmü arasında, uzlaştırma işlemleri dışında, zamanaşımı süresini durduran ya da kesen bir neden bulunmadığı, Adalet Bakanlığından soruşturma ve kovuşturma izni alınması için geçen sürenin suça ilişkin olağanüstü zamanaşımı süresinin hesabında nazara alınması gerektiği, dolayısıyla, uzlaştırma işlemi nedeniyle ... süre de eklendiği hâlde, bozma öncesindeki 30.03.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü ile temyize konu 29.05.2024 tarihli mahkûmiyet hükmü arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden düşme kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı ise de, Sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin yukarıda açıklandığı şekilde gerçekleştiği, bu itibarla katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.