Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/5562 E. 2025/1534 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5562
Karar No
2025/1534
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/226 E., 2024/302 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 16.02.2024 tarihli ve 2024/226 Esas, 2024/302 Karar sayılı kararı ve 04.04.2024 tarihli ek kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/108 Esas, 2023/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraat kararı verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/830 Esas, 2023/1437 Karar sayılı kararı ile duruşma açmaksızın hükmün "... yukarıdaki açıklamalar ışığında anılan gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2023/724 Esas, 2023/1398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 16.02.2024 tarihli ve 2024/226 Esas, 2024/302 Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. 5.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2024/226 Esas, 2024/302 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, özetle hükmün temyize tabi olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun oluşmadığına ilişkindir III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280 ve 289 uncu maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 14.06.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, sanık müdafinin temyiz istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temyiz isteminin reddine karar verildiği, Yukarıda izah edilen süreç sonunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen usulsüz bozma kararı sonrası kendisi tarafından verilmesi gereken kararın direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesi tarafından verilmesi ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi karşısında; kanuna uygun şekilde verilse idi hükmün niteliğinin değişmesi nedeniyle temyize tabi olacak olan hükmün bu aşamada da temyize tabi olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 16.02.2024 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 16.02.2024 tarihli ve 2024/226 Esas, 2024/302 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/5562, K. 2025/1534, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-5562-e-2025-1534-k-ce73d0a090f6