Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/5309 E. 2025/1974 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5309
Karar No
2025/1974
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/204 E., 2024/72 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2022/204 Esas, 2024/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf talebinin süre yönünden reddi kararı üzerine 27.03.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/20375 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98421 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98421 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan, “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanığın 26/10/2022 tarihli dilekçesinin ekinde dosyaya ibraz ettiği 26/10/2022 tarihli dekont ile hakkında düzenlenen 03/11/2020 tarihli iddianameden sonra, fakat hüküm verilmeden önce katılanın 2.000,00 Türk lirası miktarındaki zararını tamamen giderdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin birinci fıkrasında; "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir"; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." hükümleri yer almaktadır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; talimat mahkemesinde 26.10.2022 tarihli sorgusu sırasında katılanın zararını karşılaması için bir sonraki celseye kadar kendisine süre verilen sanığın, aynı tarihli dilekçesi ile dosyaya ibraz edilen 26.10.2022 tarihli dekont içeriğine göre hüküm tarihinden önce zararın tamamını karşıladığı belirlenmekle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan fazla ceza tayini Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2018 tarihli ve 2015/8-395 Esas, 2018/34 Karar ile 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, hükmedilecek cezanın miktarı itibarıyla kişiselleştirme nedenlerinin uygulanması ihtimaline binaen gereğinin mahallinde takdir ve ifasına karar verilmiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2022/204 Esas, 2024/72 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/5309, K. 2025/1974, T. 17.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-5309-e-2025-1974-k-242018e517ff