Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/5303 E. 2025/3484 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5303
- Karar No
- 2025/3484
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/601 Değişik iş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2023/242070 Soruşturma, 2024/26224 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2024 tarihli ve 2024/295 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve 2024/601 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.05.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/18299 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97853 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97853 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2024 tarihli kararı ile ''şüphelilerin Noterler Birliği kanalı ile vekalet verip vermediği araştırılarak buradan kimlik bilgilerinin tespiti akabinde beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınmadığı, şüphelilerin yazı ve imza örneklerinin alınmadığı ve suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı imza incelemesi yaptırılmadığı, CMK 160 maddesine muhalefet edilerek şüpheli ifadelerinin sözde kaldığı, ayrıca vekalet alan kişilerin tespiti halinde bu kişilerin beyanları ile yazı imza örnekleri alınarak sanık, hedef şahıslar....,.... ve varsa vekalet alanlar yönünden suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde yazı imza incelemesinin yaptırılmadığı, tarh dosyasının fiili temsilin tespiti maksatlı celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınmadığı, ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, fiili temsilin tespiti maksatlı şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ya da çalışanların dinlenmediği, şüphelilerin iddianame kapsamında gerçeğe aykırı olarak "etkin pişmanlıktan yararlanmak istemedikleri" belirtilemesine karşın, alınan ifadelerin de böyle bir içerik olmadığı gibi 7394 sk md 4 ve matrah arttırımı ve yapılandırmaya dair 7440 sk kapsamında hiçbir araştırma yapılmadığı, usulünce belirlenmesi gereken bedellerin şüphelilere ihtar edilmediği, ödeme yerinin gösterilmediği ve etkin pişmanlık noktasında şüphelilere ihtarat yapılmadığı gibi ifadelerinin de alınmadığı, böylece soruşturma aşamasına matuf 1/2 indirim hakkının düzenlemeye aykırı bir şekilde şüphelilerin elinden alındığı gibi bir çok araştırma yapılmamış olup suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan" dava açıldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheliler haklarında, sahte belge düzenlemek ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 13/07/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheliler haklarında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan eksik araştırma yapıldığından bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2024 tarihli ve 2024/295 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b maddesi uyarınca iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 13.07.2023 tarihli ve 2023-2010-4-106/15 sayılı vergi tekniği raporunda, Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünün 62108.... vergi kimlik numaralı mükellefi .... Metal Ltd.Şti.'nin yetkilisi olan şüphelilerden ...'un, 2019 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheliler ... ve ... hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelilerden ...'un alınan ifadesinde, ...'nin kendisine iş verme vaadiyle aldatarak bir kısım evrağa imza attırdığını, sahte fatura düzenleme suçuyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını söylemesi, şüpheli ...'nin ifadesinde, diğer şüpheliyi tanımadığını ve hiçbir belgede imzasının olmadığını belirtmesi ile vergi tekniği raporu ve eklerinin incelenmesinde; şüphelilerden ...'un,.... isimli kişiye vekâlet verdiği, internet parola ve şifre bilgilerinin bu kişi tarafından teslim alındığı, ...'un şikayeti ile ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/204571 soruşturma sayılı dosyasının mevcut olduğu ve karşıt tespit tutanaklarında şüpheliler ... ve ...'den bahsedilmediği anlaşılmakla; belirtilen soruşturma dosyasının getirtilerek incelenmesi, savunmalarda belirtilen hususların araştırılması, gerekirse imza ve yazı incelemesi yaptırılmasının gerekmesi karşısında, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.