Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/4018 E. 2025/1260 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4018
- Karar No
- 2025/1260
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/190 E., 2022/340 K. SUÇ : Mühür bozma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/190 Esas, 2022/340 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2022/25974 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77123 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77123 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Benzer olaylar nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/03/2016 tarihli ve 2015/1121 esas, 2016/111 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, ihaleye dayalı olarak elektrik dağıtımı yapan ve kamu görevlisi statüsü bulunmayan özel şirket görevlilerince yapılacak mühürlemelerin ihlali durumunda, anılan suçun oluşmayacağı, somut olayda 28/06/2013 tarihi itibariyle özelleştirme uygulamaları neticesinde elektrik dağıtım ve satışın Aras Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından gerçekleştirilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı 04/04/2015 tarihinde işlenen mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraat kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, 2-Kabule göre de; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "adlî para cezası başlıklı" 52. maddesinde yer alan "(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. (4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir." şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece gün adlî para cezasına hükmedilmesi sonrası infaza elverişli olacak şekilde her bir gün karşılığı para cezası miktarı belirtilmeyerek hükmün eksik kurulmasında, 3- Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2022 tarihli kararında, gerekçede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nu 203/1. maddesinde yer alan mühür bozma suçunun unsurlarının tartışıldığı, hüküm kurulurken 203/1 gereğince adli para cezası tercih edilerek hüküm kurulduğunun anlaşıldığı fakat kanun maddesi belirtilirken 203/1 yazılması yerine 163/3 yazılarak hüküm kurulmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İncelenen dosya içeriğine göre; 04.04.2015 tarihli mühür bozma tutanağına konu 25.03.2015 tarihli mühürleme işlemini gerçekleştiren ARAS Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nin mühürleme tarihinden önce 28.06.2013 tarihinde özelleştirilmesi nedeniyle, lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan bu mühürleme işlemine aykırı davranışta, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203 üncü maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmıştır. 3. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebinde yer alan (1) numaralı düşünce yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiş, bozmanın niteliğine göre (2) ve (3) numaralı istemler hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/190 Esas, 2022/340 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.