Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/2574 E. 2025/4869 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2574
- Karar No
- 2025/4869
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Düzenleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1626 E., 2023/2018 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2022/633 Esas ve 2023/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2011, 2012, 2013 ve 2014 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 24.11.2023 tarihli ve 2023/1626 Esas, 2023/2018 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın şirketi temyiz dışı diğer sanığa devrettiğinden defter ve belgeleri mahkemeye sunamadığına, vergi raporları ve bilirkişi raporlarının kapsamlı bir inceleme yapılmadan düzenlendiğine, yüksek ceza tayin edildiğine, teşdit uygulanmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Dosyada mevcut, vergi tekniği raporu ve bilirkişi raporları, sanık savunması ve tüm dosya içeriğine göre; şirket adresinde yapılan yoklamalarda adresin kapalı olduğu, dışarıdan yapılan kontrolde demirbaş eşya dışında mal varlığının bulunmadığı ve şirketin faaliyette olduğuna dair emarelerin bulunmadığı bu nedenle mükellefiyet kaydının re'sen terkin edildiği, toptan kağıt alım satımı ve kırtasiyecilik faaliyetiyle iştigal etmesine rağmen ticari mal, taşıt demirbaş gibi hiç bir varlığının olmadığı, mükellefin mal ve hizmet satın aldığını beyan ettiği mükelleflerin tamamı hakkında sahte fatura düzenlemekten raporlar bulunduğu ve kısa süreli mükellefiyetler tesis ettiren şirketler olduğu ya da işlerini terk ettiklerinin tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın atılı suçu işlediğine dair tam kanaate varıldığı ve aynı takvim yılında farklı tarihlerde ve farklı takvim yıllarında çok sayıda sahte fatura düzenlendiği, bu nedenle yasal gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 42. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.