Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/6718 E. 2024/9785 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6718
- Karar No
- 2024/9785
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/301 E., 2022/481 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nin 204/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nin 309/1. maddesi uyarınca, 12.10.2023 tarihli ve 2023/19788 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111043 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111043 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesinde yer alan, "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklindeki düzenleme gereğince, hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, Hopa Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2021 tarihli ve 2019/2829 soruşturma, 2021/310 esas, 2021/278 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun soy bağını değiştirmek suçundan kamu davasının açıldığı, resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik olarak iddianamede anlatım ve sevk maddesi bulunmadığı, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, dava konusu dışına çıkılarak yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı CMK'nin "Kamu davasını açma görevi" başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "(1)Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." şeklindedir. 2. 5271 sayılı CMK'nin "Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi" başlıklı 225/1. maddesi; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde düzenlenmiştir. 3. Aynı Kanun'un "Suçun hukuki niteliğinin değişmesi" başlıklı 226/1. maddesinde; "Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez." hükmü yer almaktadır. 4. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.06.2020 tarihli ve 2018/11-604 Esas, 2020/269 Karar sayılı kararı ile benzer kararlarında da açıklandığı üzere; "...iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır...Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir..." denilmektedir. 5. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Hopa Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2021 tarihli ve 2019/2829 Soruşturma, 2021/310 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, suç adı olarak çocuğun soybağının değiştirilmesi suçu belirtilmek ve sevk maddesi olarak da bu suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nin 231/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları talep edilmek suretiyle yalnızca çocuğun soybağının değiştirilmesi suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı CMK'nin 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde, yargılamaya devam edilerek bu suçtan da mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/481 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nin 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeninin sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; "Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2021/301 Esas, 2022/481 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına",
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.