Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/5535 E. 2024/10046 K. – Mühür Bozma

Konu: Mühür Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5535
Karar No
2024/10046
Karar Tarihi
Konu
Mühür Bozma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/244 Değişik İş SUÇ : Mühür bozma KARAR : İtirazın kabulü kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2010/180 Esas, 2014/535 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli ve 2023/244 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.01.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/5163 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103408 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103408 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Mühür bozma suçundan sanık ...’ın mahkûmiyetine dair İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli ve 2010/180 esas, 2014/535 sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30/05/2022 tarihli ve 2018/1426 esas, 2022/10476 karar sayılı ilâmıyla onananarak kesinleşmesini müteakip, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Ceza İlamat Masası tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına, dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/08/2022 tarihli ve 2010/180 esas, 2014/535 sayılı ek kararını müteakip seri muhakeme usulü uygulanması istenilen kararın 25/09/2020 tarihinde, Anayasa Mahkemesinin 02/08/2022 tarihli kararından önce kesinleştiğinden bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07/11/2022 tarihli ve 2022/225455 soruşturma, 2022/136904 sayılı kararını takiben infazın aynen devamına dair İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2022 tarihli ve 2010/180 esas, 2014/535 ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile söz konusu ek kararın kaldırılmasına ilişkin merci İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/01/2023 tarihli ve 2023/244 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, ancak kararın 20/11/2014 tarihinde verildiği ve 30/05/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un mühür bozma başlıklı 203 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. 2. 5271 sayılı Kanun'un seri muhakeme usulü başlıklı 250 nci maddesinin birinci fıkrası; "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: ...6. Mühür bozma (madde 203),..." şeklinde düzenlenmiştir. 3. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde; "d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 4. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı mühür bozma suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, bununla birlikte sanığın mahkûmiyetine ilişkin İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2010/180 Esas, 2014/535 Karar sayılı kararının, Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen iptal kararından önce verildiği ve 30.05.2022 tarihinde kesinleştiği, iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, iptal kararının yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş dosyalar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli ve 2023/244 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/5535, K. 2024/10046, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-5535-e-2024-10046-k-a7b2c0ee7df3