Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3595 E. 2024/12199 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3595
- Karar No
- 2024/12199
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 11.06.2019 tarihli ve 2018/2443 Esas, 2019/4121 Karar sayılı kararı ile İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/506 Esas, 2018/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından mahkûmiyet kararları verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/43047 Esas, 2022/11423 Karar sayılı kararı ile yasa değişikliği nedeniyle bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/377 Esas, 2023/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, kararın bozulmasına, ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesi uyarınca 213 sayılı Kanun' a aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. ''GEÇİCİ MADDE 34- Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Bu fıkrada belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır. Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır. Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde 359 uncu madde kapsamına giren suçlardan dolayı temyiz veya istinaf kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir. 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.'' 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 'Yargıtay kararının gönderileceği merci' başlıklı hükmünün birinci fıkrasında dosyaların gönderileceği merciiye ilişkin aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir. MADDE 304. - [1] (Değişik:20/2/2019-7165/8 md.) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca verilen kararlara ilişkin dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının atıf yaptığı 303 üncü maddedesinin (d) bendinde ise ''Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece sanığa verilecek cezanın belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde daha az bir cezanın hükmolunması ve ikinci hâlde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse'' hükmüne yer verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında; 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü madde hükmünde açıkça, kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 359 uncu maddede yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verileceği, yine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderileceği düzenlenmiş olup, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca 359 uncu maddede yapılan değişikliklerin mahiyeti dikkate alındığında soruşturma evresindeki işlemlerin de kapsama alınmış olduğu ve kanun yolu incelemesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan aynı mahiyetteki dosyaların lehe değerlendirme yapılması gerekliliği ile ilk derece mahkemelerine gönderileceğinin düzenlenmesi karşısında, aynı mahiyetteki dosyalarda aynı gereklilik ile farklı uygulama yapılmasının Kanun'un düzenlenme amacına uygun düşmeyeceği gibi Bölge Adliye Mahkemelerinden geçen dosyalar ile ilgili olarak bozma üzerine Yargıtay kararlarının gönderileceği merciiyi düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca atıf yapılan aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenleme de dikkate alınarak tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki "Sanık, müdafisi, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir." düzenlemesine aykırı olarak bozma kararı öncesi sanığın savunması alınmadan, ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığından hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/377 Esas, 2023/12 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.