Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/351 E. 2023/10292 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/351
- Karar No
- 2023/10292
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/644 E., 2021/632 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/644 Esas, 2021/632 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 15.09.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.11.2022 tarihli ve 2021/25424 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142668 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142668 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12/01/2015 tarihli ve 2015/1313 esas sayılı iddianamesinde suç tarihi olarak 13/12/2018, mahkemenin gerekçeli kararında ise 12/02/2014 tarihi belirtilmiş ise de, suça konu olan Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle Beşiktaş 3. Noterliğinin 24/11/2006 tarihli ve 37559 yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 13/12/2008 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde kira bedelinin ödenmemesi ve takip eden 3 gün içerisinde de kiralama konusu malların teslim edilmemesi ile atılı suç oluşacağından, suç tarihinin 14/02/2009 tarihi olarak kabul edilmesi gerekeceği, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunun takibinin şikayete bağlı bulunduğu, anılan Kanun'un 73. maddesine göre de şikayet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu ve şikayetin süresi içerisinde yapılmasının yargılama şartı olarak kabul edildiği nazara alındığında; somut olayda suç tarihi, ihtarnamelerin sanığa tebliğ edildiği 13/12/2008 tarihinden itibaren kendisine verilen 63 günlük sürenin sona erdiği 14/02/2009 tarihi olup, katılan şirket vekilinin suç tarihinden itibaren 6 aylık yasal şikayet süresi geçtikten sonra 18/02/2014 tarihinde şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında; süresinde yapılmış bir şikâyetin bulunmadığı gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı ... iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almakta olup anılan suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi tutulmuştur. 3. 5237 sayılı Kanun’un soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar başlıklı 73 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; " (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar..." Hükümleri yer almaktadır. 4. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesi; "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir" şeklinde düzenlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/5489 Esas, 2020/9592 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere, sanığın, katılan ...Finansal Kiralama A.Ş. ile yapmış olduğu finansal kiralama sözleşmesine istinaden kiraladığı makinelerin kullanımından doğan kira borcunu ödememiş olması nedeniyle, katılan şirket tarafından kendisine noter aracılığıyla gönderilmiş ihtarnamede belirtilen sürelere rağmen suça konu makineleri katılan şirkete iade etmediği, bu şekilde atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'ndaki sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31 inci madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın, kira konusu makineleri ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin şikayete tabi olan ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, suç tarihinin, ihtarnamenin sanığa tebliğ edildiği 13.12.2008 tarihinden itibaren ihtarnamede sanığa verilen 60 ve 3 günlük sürelerin sona erdiği 14.02.2009 tarihi olup, katılan şirket vekilinin fiili ve faili öğrendiği bu tarihten itibaren 6 aylık yasal şikâyet süresi geçtikten sonra 18.02.2014 tarihinde şikayetçi olduğu dikkate alındığında; 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, kovuşturma şartı bulunmadığından davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. 6. Sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/644 Esas, 2021/632 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.