Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/2675 E. 2024/3540 K. – Mühür Bozma

Konu: Mühür Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2675
Karar No
2024/3540
Karar Tarihi
Konu
Mühür Bozma

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/550 E., 2021/667 K. SUÇ : Mühür bozma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet aşsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.11.2021 tarihli ve 2021/95400 Soruşturma, 2021/34212 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın mühür bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/550 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin 15.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2023 tarihli ve 2022/6907 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41530 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41530 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, tekerrüre esas alınan Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/687 esas, 2020/904 sayılı kararı ile verilen 1.800,00 Türk lirası adli para cezasının kesin karar niteliğinde olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağından tekerrür hükümlerinin uygulanmaması talebinin; tekerrüre esas alınan kararının seri muhakeme usulüne tabi itiraz yolu açık olmak üzere verildiği, kesin karar niteliğinde olmadığından bahisle reddine dair Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2021 tarihli ve 2021/550 esas, 2021/667 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/02/2022 tarihli ve 2022/118 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2021 tarihli kararında, sanık hakkında mühür bozma suçundan seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle doğrudan 1.800,00 Türk lirası adli para cezası olarak verilen Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2020 tarihli ve 2020/687 esas, 2020/904 sayılı kararı tekerrüre esas alınmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3. maddesinde bulunan ''..(3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..'' şeklindeki düzenleme ile tekerrüre esas alınamayacak durumların ayrı ayrı bentler halinde anılan Kanun'a işlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 272/3-c maddesindeki düzenleme ile ilgili Kanunlarda düzenlenerek kesin olarak verilen hükümlerin kastedildiği cihetle, seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle doğrudan 1.800,00 Türk lirası adli para cezası olarak verilen Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2020 tarihli kararının itiraz yoluna tabi olarak verilse bile 3.000,00 Türk lirasının altında mahkumiyet olması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın suç tarihine göre başka tekerrüre esas alınabilecek bir sabıkasınında bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/550 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve sanığın Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/687 Esas, 2020/904 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle verilen 1.800,00 TL adli para cezasının tekerrüre esas olduğundan bahisle hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, "- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. " Şeklinde düzenlenmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; "a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." Hükümleri yer almaktadır. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; tekerrüre esas alınan Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/687 Esas, 2020/904 Karar sayılı ilamı ile 1.800,00 TL adli para cezasına seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle hükmolunmuş ise de ceza miktarının 3.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydına göre sanığın tekerrüre esas alınabilecek nitelikte başkaca bir hükümlülüğünün de bulunmadığı anlaşılmıştır. 6. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/550 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, "hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümün tamamen çıkartılmasına, diğer hususların yerinde bırakılmasına” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2675, K. 2024/3540, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-2675-e-2024-3540-k-09cb3ace611e