Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/267 E. 2025/16143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/267
- Karar No
- 2025/16143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1264 E., 2022/1306 K. HÜKÜMLER: Hükümlerin düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddi kararları
Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme münhasır olduğu belirlenmiştir. 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemeleri ceza dairlerince verilen kararlar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği; somut olayda, avukat olan sanığın eylemlerini görevi sırasında ve avukatlık mesleğinin sağladığı güvene dayanarak işlediğinin iddia edildiği dikkate alınarak yapılan ön inceleme neticesinde; hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.11.2016 tarihli ve 2016/6138 Esas sayılı İddianamesi ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 257/1, 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2017/43 Esas sayılı dava dosyası üzerinden kamu davası açıldığı; yargılama devam ederken 26.06.2018 tarihli celsede "Şikâyete konu, ... 3. İcra Müdürlüğünün 2010/492 Esas, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2008/... Esas ve ... 3. İcra Müdürlüğünün 2010/1974 Esas sayılı takip dosyaları ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasına" karar verilmekle ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.06.2020 tarihli ve 2020/3833 Esas sayılı İddianamesi ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 257/1, 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2020/174 Esas sayılı dava dosyası üzerinden kamu davası açıldığı; 12.10.2020 tarihli ve 2020/174 Esas, 2020/180 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/43 Esas sayılı dava dosyasında birleştirilmesine karar verildiği belirlenmiştir.
2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2017/43 Esas, 2021/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, ana dosya ve birleşen dosya üzerinden değişen suç vasfı itibarıyla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 155/2, 43/1, 62/1, 52/2 ve 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun'un 51/1-3 maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanığın 1 yıl 15 gün denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/717 Esas, 2021/721 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı(aleyhe) ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün özetle; "eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, sanığın eyleminin ayrıca görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını da taşıdığı, temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerekliliği, hapis cezasının ertelenmesine engel mahkûmiyetin bulunduğunun gözetilmemesi, hak yoksunlukları yönünden 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında hataya düşülmesi" nedenleriyle bozulmasına, kesin olarak, karar verilmiştir.
4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/201 Esas, 2022/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 155/2, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve aynı Kanun'un 53/5 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar görev hak ve yetkisinin kullanmasından yasaklanmasına, b. Görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 257/1, 43/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve aynı Kanun'un 53/5 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar görev hak ve yetkisinin kullanmasından yasaklanmasına, Karar verilmiştir.
5. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/1264 Esas, 2022/1306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanığın istinaf başvuruları üzerine, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden, "hükmün dördüncü fıkrasında yer alan, '2 yıl 2 ay' ibaresinin sonuna '20 gün' ibaresinin eklenmesi" ve "TCK'nın 53/5. maddesinin uygulamasına ilişkin hüküm fıkralarından 'yarısından bir katına kadar' ibaresi çıkartılarak yerine, 'yarısına kadar' ibarelerinin eklenmesi"ne karar verilerek istinaf başvurularının, hükümlerin düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri 1. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Nedenleri Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan İlk Derece Mahkemesince 2 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkûmiyete dair hükmün, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme ile 2 yıl 2 ay 20 gün olarak artırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanığın Temyiz Nedenleri Suç mağdurlarının avukatlık görevini üstlendiği tarihteki şirket sahipleri olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suç tarihinde şirketteki vekillik görevinin devam etmediğine, katılan ... ile çalışmadığına ve tanışmadığına, atılı suçları işlemediğine, harici tahsilat yapmadığına, tahsil ettiği miktarları uhdesinde tutmayıp sahibine teslim ettiğine, bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı olduğuna, hüküm kurmaya elverişli olmadığına, sadece aleyhe tanık beyanlarına itibarla hüküm kurulduğuna, katılanın iddiasını ispata yarar delil sunmadığına, ödeme belgesi ve temlik sözleşmesinin aslı incelenmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, mahkûmiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı CMK’nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, buna göre; '' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği,
Dosya içeriğine göre, sanık hakkında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2017/43 Esas, 2021/85 Karar sayılı kararına konu hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-f ve 289. maddeleri referans gösterilerek "eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, sanığın eyleminin ayrıca görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını da taşıdığı, temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerekliliği, hapis cezasının ertelenmesine engel mahkûmiyetin bulunduğunun gözetilmemesi, hak yoksunlukları yönünden 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında hataya düşülmesi" nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/1264 Esas, 2022/1306 Karar sayılı kararı ile hükümlerin düzeltilmesi suretiyle esastan reddine kesin olmak üzere karar verildiği,
Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı CMK'nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hâllerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının içeriği dikkate alındığında mezkûr hükümlerde belirtilen bozma nedenlerinden birine ilişkin olmadığı, bu hâli ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararına direnme hakkı bulunmayan İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında yeniden kurulan mahkûmiyet hükümleri ile hükmolunan netice cezaların 5 yıl hapis cezasının altında olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme birlikte dikkate alındığında;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usulüne uygun olarak duruşma açılıp, sanık savunması, katılan ve varsa tanık beyanları tespit olunup, eksik incelemeye konu deliller celp olunup takdir edilmek suretiyle yeni hükümler kurulması gerekirken, izah olunan uygulama ile temyiz yoluna başvuru hakkı olanların bu haklarını kullanmalarının engellenmesi sonucunu doğuracak biçimde, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyetinin bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da izah edildiği üzere İlk Derece Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2017/43 Esas, 2021/85 Karar sayılı kararının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı CMK’nın 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen 07.06.2021 tarihli ve 2021/717 Esas, 2021/721 Karar sayılı bozma kararının hukuka aykırı olması ve bu hususun davanın esasına etki etmesi karşısında yargılamaya devamla inceleme konusu 04.10.2022 tarihli düzeltilerek esastan ret kararı, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/1264 Esas, 2022/1306 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.