Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/2325 E. 2023/9648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2325
- Karar No
- 2023/9648
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/478 E., 2022/938 K. SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2012/906 Esas, 2014/673 Karar sayılı kararı ile 2010 ve 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.04.2022 tarihli ve 2017/17372 Esas, 2022/7170 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrasında Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/478 Esas, 2022/938 Karar sayılı kararı ile 2010 ve 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca bir kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi davanın zamanaşımına uğradığına, atılı suçun oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açılan sanığın, muhasebeci ile sorunları bulunduğundan belgeleri ibraz edemediğini, şikayet ettiğini, sahte fatura düzenlemediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, vergi tekniği raporu ve bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı, karşıt inceleme raporları ve suça konu faturaların kullanıcıları yönünden bir araştırma yapılmadığı, sanık müdafince etkin pişmanlık için bildirilen miktarın ödenmeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. 2. Mahkemece; sanık tarafından atılı 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarının işlendiği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV.GEREKÇE 1. Sanığın defter ve belgelerinin muhasebecisinde olması nedeniyle ibraz edemediğini, sahte fatura düzenlemediğini, kendisine ait olmayan faturaların bulunduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi, herhangi bir karşıt inceleme yapılmadan, tarh dosyası üzerinden ve vergi tekniği raporunun tekrarı mahiyetindeki bilirkişi raporu esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulması karşısında; sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olduğu ve suç tarihinin en son düzenlenen fatura tarihi olduğu dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; a. Mükellef şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaları kullanan firmaları gösterir listenin istenilmesi, b. Söz konusu faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan firmalardan veya bu firmalar ile mükellef şirketin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle, yine muhasebecide olduğu iddia olunan defter ve belgelerin de getirtilip, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, c. Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, rapor alınmamış ise karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, d. Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, e. Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, f. Söz konusu faturalara konu işlemlere ilişkin mal alışverişi ispata yarayacak sevk ve taşıma irsaliyesi, teslim tesellüm belgeleri, banka kayıtlarının getirtilmesi, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılıp sanığın hukuki durumunu belirlenerek sahte fatura düzenleme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz araştırmayla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/478 Esas, 2022/938 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.