Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/4070 E. 2023/7128 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4070
Karar No
2023/7128
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/259 E., 2015/408 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/259 Esas, 2015/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz isteği; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, kanıtların toplanmadığı, toplanan kanıtların takdirinde hata yapıldığı ve eksik inceleme ile kurulan mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Şikayetçi ..., hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2015/193 Esas sayılı dosyası ile vefat eden Şemsettin Kervan'ın alacaklı, kendisinin borçlu, sanığın kefil olduğu 17.000,00 TL bedelli suça konu bono nedeniyle icra takibi yapıldığını, Şemsettin Kervan'a borçlu olmadığını, dava konusu senedi kendisinin düzenlemediğini, imzalamadığını, beyan ederek şikâyetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında; senedin tamamını Şemsettin Kervan'ın ricası üzerine doldurduğunu, ...'in karşısındaki imzayı atmadığını ancak diğer bütün yazılar ve ismi karşısındaki imzaların kendisine ait olduğunu, ...'e Şemsettin Kervan'dan borç alıp almadığını sormadığını beyan ederek atılı suçu kısmen kabul etmiştir. 3. ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 24.04.2015 tarihli raporda; tetkik konusu senette katılan ... adına atılı bulunan borçlu imzalarının ... elinden çıkmadığı, sanık ... adına atılı bulunan kefil imzalarının ... elinden çıktığı, ... adına atılı bulunan borçlu imzalarının ...'in elinden çıktığı beyanına imkan verecek nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilemediği bildirilmiştir. 4. Mahkemece suça konu sahte bononun özellikleri duruşma tutanağına yazılmamış hüküm yerinde belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadığı tartışılmamıştır. 5. Suça konu bono aslının dosyaya konulduğu, bono aslı üzerinde heyetimizce yapılan incelemede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunundaki tüm zorunlu unsurları taşıdığı, belgenin bono niteliğinde olduğu, aldatıcılık niteliğini haiz olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık ...'in suça konu bonoyu şikayetçi ...'in bilgisi ve talimatı olmadan düzenlediğini beyan etmesi, aleyhine başlatılan icra takibinde şikayetçinin imzaya itiraz etmesi üzerine yapılan kriminal incelemede borçlu imzasının şikayetçiye ait olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın sahte bono düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde suçun sübutu yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/259 Esas, 2015/408 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/4070, K. 2023/7128, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-4070-e-2023-7128-k-456b9801595b