Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/3199 E. 2024/4072 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3199
- Karar No
- 2024/4072
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/124 E., 2016/208 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2016 tarihli ve 2016/8685 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkrası, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2016/124 Esas, 2016/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan; anılan Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; uyuşturucu ticareti yaptıranların zorla sahte belgeleri üzerinde taşıttıklarına, ruhsatsız silahı ise husumetli olduğu kişilerden kendisini ve ailesini koruyabilmek için taşıdığına; ek dilekçesinde ise; aynı gün evinde yapılan aramada da 6136 sayılı Kanun'a aykırı bir adet silah ve mermilerinin ele geçirildiğini, her iki suçun da birlikte değerlendirilerek tek suç ya da zincirleme suç hükümlerinin tatbikini talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın suç tarihi olan 28.08.2015 günü aracıyla seyir halindeyken jandarma görevlilerince yakalandığı, üzerinde ve arabasında 82 kg eroin ile birlikte sanığın fotoğrafını ihtiva eden ... adına düzenlenmiş polis kimlik kartı, sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı, ... adına düzenlenmiş polis haberleri sarı basın kartı ile polis evi ve dinlenme tesislerine giriş kartı, ... adına düzenlenmiş kendi fotoğrafını taşıyan hakim savcı kimlik kartı, ... adına düzenlenmiş kendi fotoğrafını taşıyan avukatlık kimlik belgesi ve sürücü belgesi ile kendi fotoğrafını ihtiva eden ...'na ait avukatlık kimlik kartı ile bir adet tabanca ve 12 adet merminin ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın aracından ele geçirilen silah ve mermilerle ilgili aldırılan ekspertiz raporuna göre; silahın atışa elverişli, vahamet arzetmeyen 6136 Sayılı Kanun kapsamında kalan silahlardan olduğu belirtilmiştir. 3. Sanıktan ele geçirilen sahte belgelerle ilgili alınan ekspertiz raporunda ise; belgelerin 5 adetinin soğuk mühür ihtiva ettiği, aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirtildiği, Mahkeme gözleminin de bu yönde olduğu anlaşılmıştır. 4. Mahkemece zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair delil bulunmaması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu hukuka aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Yargıtay tarafından giderilmiştir. B. 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Suçu Yönünden 1.Sanığın ek dilekçesinde belirttiği hususlara istinaden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan tespite göre, sanığın aynı gün evinde yapılan aramada da bir adet tabanca ve 6 adet merminin ele geçirildiği ve ayrı bir soruşturma yapılarak kamu davası ikame edilip mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu hükmün temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından eylemin 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle vasıftan bozulduğu ve yargılama dosyasının derdest olduğu, sanığın aynı gün arabasında ve evinde yapılan aramalarda iki ayrı silah ve mermilerin ele geçirilip iki ayrı yargılama yapıldığı, silahlarla ilgili fiili ve hukuki kesinti bulunmadığı, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre 6136 sayılı Kanun'a muhalefet fiilinin tek suç oluşturduğu halde iki ayrı yargılamaya konu edilmesi nedeniyle sanık hakkında bu suçtan yargılaması devam eden derdest dosya ile bu dosyanın birleştirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; a) Sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu; 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b) Sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, herhangi bir teşdit sebebi ve farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden adlî para cezasının alt sınırın üzerinde belirlenmesi, Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.