Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/2237 E. 2024/15552 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2237
- Karar No
- 2024/15552
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/404 E., 2020/99 K. Anayasa’nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesinin gerektiği anlaşılmakla, Mahkemece kurulan hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi konusunda yanıltıcı ifade kullanıldığı, COVİD-19 salgını sebebiyle tüm adli sürelerin 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durduğu gözetilerek, Türk Telekomikasyon A.Ş. vekilinin temyizinin süresinde yapılmadığı, sanık ... müdafiinin temyiz isteğininse kanuni süre içerisinde yapmış olduğu kabul edilerek bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafii ve ... A.Ş. vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1)Sanık ... ... temyizine göre sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarına, katılan ... A.Ş vekilinin temyizine göre sanık ... ... hakkında 5809 sayılı Kanuna muhalefet ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında birleşen dosya nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine, katılan ... A.Ş. Vekilinin temyizine göre sanık ... ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilân edilecek görev başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle:1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, Somut olayda, sanıklar ..., ..., ... ve Serhan Seven hakkında birleşen dosyaya konu nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik eylemleri ve temyize konu sanık ... hakkında Vodofone İletişim Hizmetleri AŞ'ye yönelik özel belgede sahtecilik eylemi nedeniyle verilen hükümlerin daha önce Yargıtay denetiminden geçmediği, Mahkemenin 11.03.2020 tarihli kararının ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2) Türk Telekom A.Ş. Vekilinin temyiz istemine göre sanık ... hakkında 5809 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen düşme kararının temyizen incelenmesinde, Türk Telekom A.Ş vekilinin yokluğunda verilip, 27.04.2020 tarihinde tebliğ olunan hükmün, hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi konusunda yanıltıcı ifade kullanıldığı, COVİD-19 salgını sebebiyle tüm adli sürelerin 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durduğu gözetilerek, Türk Telekom vekilinin bu sürenin bitiminden sonra dahi süresi içerisinde hükmü temyiz etmediği gözetildiğinde, Türk Telekom A.Ş vekili tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 18.08.2020 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 3) Sanık ... müdafiinin temyizine göre sanık hakkında TEB, ING, Akbank AŞ.'ye karşı zincirleme nitelikli dolandırıcılık, zincirleme resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile katılan ... A.Ş vekilinin temyiz istemine göre sanık hakkında kurulan zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizen incelenmesinde; Sanığa yüklenen dolandırıcılık eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna da uyduğu, tek eylemle TCK'nin 158/1-d ve 158/1-j maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakta ise de sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi bu suçlar yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan ... A.Ş. vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.