Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/138 E. 2025/13962 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/138
Karar No
2025/13962
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1539 E., 2021/176 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2020 tarih ve 2019/1013 esas, 2020/519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 62, 52... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi delaletiyle Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; bu hükmün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılması ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verilmesi ayrıca; sanığın, internetten tanıştığı katılana kendisini bekar, petrol istasyon sahibi ve elektrik mühendisi olarak tanıtıp güven sağlaması üzerine, ticarette kullanmak ve ticari sıkıntılarını gidermek amacıyla katılanın 10.000 TL kredi çekmesini sağladığı, geri ödeyeceğini söyleyerek bu parayı borç olarak havale ettirdiği, sanık savunmaları, katılan beyanları, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığına dair uzlaştırma raporu ile oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, gerçek adını gizleyerek farklı bir isimle bekar biri olarak katılanla sosyal medya üzerinden duygusal bir ilişkiye girerek kendisini petrol istasyon sahibi ve elektrik mühendisi olarak tanıtmak suretiyle katılanın güvenini kazandığı, daha sonra ticarette kullanmak ve ticari sıkıntılarını gidermek amacıyla katılanın 10.000 TL kredi çekmesini sağladığı, geri ödeyeceğini söyleyerek 9.000 TL'yi borç olarak havale ettirdiği, sanık ile katılan arasında ilişki ve iletişim sanal ortamda gerçekleşmiş ise de oluşa göre yapılan hile ve yalanın basit nitelikte olmadığı, yine suça konu eylemin gerçekleşme süreci itibariyle katılanın basit bir araştırma ile sanığın hileye konu eylemlerini denetlemesinin mümkün olamayacağının kabulü gerektiği, sanığın bekar, farklı isim, meslek ve sosyal pozisyonda olduğuna katılanı ikna ettikten sonra haksız menfaat elde etmeye yönelik hileli hareketlerini gerçekleştirdiği ve başından beri suç kastıyla hareket ettiğinin sabit olduğu nazara alınmadan sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet yerine müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/138, K. 2025/13962, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-138-e-2025-13962-k-11b9811837f9