Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/10910 E. 2025/3762 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10910
- Karar No
- 2025/3762
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/83 E. 2021/847 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü. 1.Katılan kurumun kiralama şirketi olarak faaliyet göstermekte olduğu ve bu kapsamda sanığın yetkilisi olduğu ... İletişim Ltd. Şti. isimli şirkete notebook, ıpad ve mac kiraladığı, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine katılanın noter aracılığı ile sözleşmeyi fesh ederek kiralanan eşyaların iadesini istemesine rağmen sanığın eşyaları iade etmediği, bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın şirket yetkilisi olduğu dikkate alındığında, eylemin ticaret ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle TCK.nun 155/2. Maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu; ancak dosya kapsamında, 05.09.2012 tarihinde noter kanalıyla sanığa çıkarılan ihtarnamenin 06.09.2012 tarihinde bila tebliğ iade edildiğinin anlaşıldığı, ihtarnamenin adı geçen sanığa usulüne uygun şekilde tebliği söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın kiralama sözleşmesiyle ilgili cezai herhangi bir yükümlülüğünün bulunmayacağı anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesi, Kabule göre de; 2. 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun şikayete tabi olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 73. maddesi uyarınca altı aylık şikayet süresinin zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikayet hakkı olan kişinin fiil ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayacağı, katılan şirketin sanığa gönderdiği ihtarnamenin 06.09.2012 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, katılan şirketin ise 6 aylık yasal süre geçtikten sonra 10.09.2013 tarihinde şikayette bulunduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 73/1-2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca süresinde şikayette bulunulmaması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış haklarının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2025 tarihinde karar verildi.