Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/10233 E. 2023/402 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10233
- Karar No
- 2023/402
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 06.07.2022 EK KARAR SAYISI : 2015/79 E., 2016/365 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2015/79 Esas, 2016/365 Karar sayılı ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/79 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 54 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2015/79 Esas, 2016/365 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz talebinin reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği gerekçeli kararın tebliğinin usule uygun olmadığına, infazın durdurulmasına ve temyiz hakkının kullanılmasını sağlanarak mağduriyetinin giderilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın kovuşturma aşamasında savunması alınırken adresinin duruşma tutanağına yazılmaması nedeniyle gerekçeli kararın adres araştırması sonucu tespit edilecek adrese tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebliğ edilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; sanığa 27.05.2019 tarihli talebi üzerine gerekçeli kararın kalmakta olduğu cezaevi idaresi aracılığıyla 30.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Sanığın yokluğunda verilip 30.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 08.11.2019 ve 28.06.2022 tarihlerinde temyiz isteğinde bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2015/79 Esas, 2016/365 Karar sayılı ek kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.