Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/8322 E. 2023/10943 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8322
Karar No
2023/10943
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/151 E., 2016/7 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2015/151 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın ... Seyahat Tur firmasında şoför olarak çalıştığı, suç tarihinde... plakalı araca ait yolcu listesinin içeriği düzenleyerek belgeyi gümrük görevlilerine ibraz ettiği, listede bulunan 7 yolcudan 5 tanesinin yurt dışı çıkışının bulunmadığı tespiti ile gerçekte yolcu olmadıkları halde aracın yurt dışı çıkışını sağlayabilmek için yolcu kaydı yaparak sahte belge düzenlemek suretiyle atılı suçu işlediği iddia olunmuştur. 2. Sanık aşamalarda suç kastının olmadığını atılı suçu işlemediğini savunmuştur. 3. Mahkeme tarafından; özel belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlendiği haliyle sahte olarak özel bir belgenin düzenlenerek kullanılmasını içerdiği ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında sahte olduğu bilinen özel bir belgenin kullanılmasının da bu suçu oluşturacağı kabulü ile sanığın gerçekte seyahat etmeyen şahısları seyahat ediyormuş gibi göstermek suretiyle gerçeğe aykırı özel belge düzenlediği veya sahte olduğunu bildiği yolcu listesini sınır kapısına ibraz etmek suretiyle kullandığı kabulü ile savunmaları suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmekle tüm dosya içeriğine göre temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Suça konu belgenin özel belge niteliğinde olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca, "belgeyi sahte düzenleme" hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görülen kişi gerçek olduğu halde, belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ve maddede sadece taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği, belge üzerindeki imzaların sahte olduğuna dair bir iddia da bulunmadığından sanıkların eyleminin “fikri sahtecilik” olarak kabul edilmesi karşısında, Türk Ceza Kanununda özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2015/151 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın sanığın eyleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen sonucu oluşturduğuna ilişkin değişik gerekçesi ile oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi. (Değişik Gerekçe) D E Ğ İ Ş İ K G E R E K Ç E Sayın çoğunluk ile aramızda ki görüş ayrılığı ... Seyahat Tur firmasında şoför ve araç muavini olarak çalışan ve yolcu listesi düzenleme yetkisi bulunan sanığın "gerçeğe aykırı yolcu listesi düzenleme" eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 207/1 maddesinde düzenlenen "özel belgede sahtecilik" suçu kapsamında mı? yoksa 213 sayılı VUK'nin 359/b maddesinde düzenlenen "sahte belge düzenleme" suçu kapsamında mı değerlendirileceğine ilişkindir. Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgeleri sahte olarak düzenleme suçu 213 sayılı V.U.K 359/b maddesinde " Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde tanımlanmış olup maddenin son cümlesinde ise "Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgelerin" sahte belge olduğu belirtilmiştir. Aynı madde ve fıkrada düzenlenen sahte belge kullanmak suçu ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgelerin vergisel işlemlerde kullanılması olarak tanımlanabilir. Sahte belge kullanma suçu adeta bir özgü suç niteliğinde ve yalnızca vergi mükellefi (yada mükellefin eylemine iştirak edenlerce) tarafından işlenebilir iken sahte belge düzenleme suçunun faili herkes olabilir. Sahte belge kullanma suçunun faili vergi matrahını düşük göstererek vergi kaçırmayı amaçladığı için sahte belge kullanma suçu yönünden sahte belgenin vergisel işlemlerde kullanılması suçun unsurudur. Sahte belge düzenleme suçunda ise vergi kanunları uyarınca düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenip yazılıp imzalanarak hukuki sonuç doğuracak şekilde vücuda getirilmesi, maddi varlık kazandırılması ile suç oluşur. Burada düzenlenen belgenin vergisel işlem amacı ile düzenlenmesi yada kullanılması suçun unsuru olarak aranmamıştır. 213 sayılı VUK kapsamında düzenleme suçunun konusu olabilecek belgeler ise : fatura (229-232), sevk irsaliyesi (230), perakende satış fişi , makineli kasaların kayıt ruloları, giriş ve yolcu taşıma biletleri (233), gider pusulası (234), müstahsil makbuzu (238-239), ... meslek makbuzu (236-237), ücret bordrosu (238-239), taşıma irsaliyesi, yolcu listesi ve günlük müşteri listesi (240) dir. VUK 240 maddesi kapsamında düzenlenen yolcu listeleri de maliye bakanlığınca anlaşmalı matbaalardan temin edilen, vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerden olup şehirler arasında yapılan yolcu taşımalarında 233 ncü madde gereğince yolcu taşıma bileti kesmeye mecbur olan mükelleflerin taşıtların her seferi için yolcu isimleri ve ödedikleri ücretleri gösterir listelerdir. 213 sayılı VUK'nun da düzenlenen bu belgeler esasen niteliği itibarı ile TCK'nın 207. maddesi kapsamında özel belge niteliğinde ise de 213 sayılı VUK ceza hükmü içeren özel bir kanun olduğu için öncelikle 213 sayılı VUK da düzenlenen bir suçu oluşturup oluşturmadığına bakılır, suça konu belgeler 213 sayılı VUK'nun 359 maddesi kapsamında kalıyorsa TCK da düzenlenen sahtecilik hükümleri değil özel kanun niteliğinden dolayı 213 sayılı VUK hükümleri uygulanmalıdır. Nitekim Dairemizin yerleşmiş uygulamalarında olduğu gibi 11.10.2023 tarihli kararında katılan şirketin ... bölge müdürlüğünde satış ve dağıtım elemanı olarak çalışan sanığın A.A., M.S., Ş.E.K. isimli şahıslara irsaliyeliyeli faturayla mal satışı göründüğü halde belirtilen malların teslim edilmediği, ayrıca mağdurlar adına imzalar atıldığı tespit edilen olayda "Sanığın şikâyetçiler A.A, M.S. ve Ş.E.K. adına imza atılarak irsaliyeli fatura düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda, sahtecilik suçuna konu belgelerin fatura niteliğinde olması karşısında eylemin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrasında düzenlenen sahte belge düzenlemek suçunu oluşturduğu, bu kapsamda mahkeme tarafından öncelikle 213 sayılı Kanun'un 367 nci maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak verilmesi halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi" gerekçesi ile özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. (11.CD-11.10.2023-2021/21830- 2023/7048) Hopa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.05.2015 tarihli iddianamede " suç tarihinde Sarp sınır kapısından çıkış yapmak üzere gelen... plakalı araca ait yolcu listesinin içeriğinin şüphelilerden ... tarafından düzenlendiği ve belgeyi gümrük görevlilerine ibraz ettiği, listede bulunan 7 yolcudan 5 tanesinin suç tarihinde yurt dışı çıkışının bulunmadığı, bu şekilde gerçekte yolcu olmadıkları halde aracın yurt dışı çıkışını sağlayabilmek için yolcu kaydı yaparak sahte belge düzenlemek " şeklinde tanımlanan ve mahkemece "... plakalı araca ait yolcu listesinin içeriğinin sanıklardan ... tarafından düzenlendiği ve belgeyi gümrük görevlilerine ibraz ettiği, listede bulunan 7 yolcudan 5 tanesinin suç tarihinde yurt dışı çıkışının bulunmadığı," şeklinde kabul edilen somut olaya konu yolcu listeleri de maliye bakanlığınca anlaşmalı matbaalardan temin edilen, vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerdendir. Yolcu listelerinin 213 sayılı VUK nun 240 maddesinde düzenlenen belgelerden olduğu , aynı kanunun 359. Maddesinde yaptırıma bağlanan sahte belge düzenleme fiilinin oluşumu için vergi kanunlarına göre düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesinin yeterli olacağı, bu belgelerin vergisel işlemde veya başka bir şekilde kullanılması ve vergi ziyaının gerçekleşmesinin suçun unsuru olmaktan çıkartıldığı nazara alındığında sanık ...'ın gerçek bir satış/hizmet işlemini yansıtmayan (içerik itibariyle) sahte belge mahiyetinde sahte yolcu listesi düzenleme eyleminin özel bir kanun olan 213 sayılı VUK'nun 359/b. maddesinde düzenlenen sahte belge düzenlemek suçunu oluşturacağı, mahkeme tarafından öncelikle durma kararı verilerek 213 sayılı Kanun'un 367 nci maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin vergi dairesi başkanlığından sorularak verilmesi halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, Sayın çoğunluğun 5237 sayılı TCK' nun 207. Maddesinde özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin düşüncesine katılmakla birlikte bu bozma gerekçesinin kabule göre bozma olarak yazılması gerektiği düşüncesi ile sanık hakkında "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulmasına karar verilmelidir. 26.12.2023

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/8322, K. 2023/10943, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-8322-e-2023-10943-k-dda20d82a5e6