Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/7112 E. 2023/7572 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7112
Karar No
2023/7572
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/248 E., 2016/440 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2013/179 Esas, 2013/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 29.11.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/587 Esas, 2016/225 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 18.11.2014 tarihinde işlediği 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur. 3. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/248 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi gerekçesizdir. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın eylemi 5809 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekirken özel belgede sahtecilik suçundan hüküm verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkında hükmün açıklanmasını geri bırakılması kararı verilen sanık ......tarafından sanığa ait işletmeden şikayetçi ... adına ...numaralı hatta ilişkin sözleşme tanzim edilip hat çıkartılmak suretiyle sanıkların iştirak halinde özel belgede sahtecilik suçu işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır. 2. Sanık ... bu olayın yanlışlıkla gerçekleştiğini, masanın üzerindeki kimlik fotokopilerinin karıştırılarak çıkarılmış olabileceğini, şikayetçiye farklı tarihlerde ikinci el telefon sattıklarını gider pusulalarını ibraz edeceğini beyan etmiştir. 3. Sanık ......suçlamayı kabul etmediğini, eşiyle kaçarak evlendiklerini, eşine bahse konu hattı sanıktan 36,00 TLye aldığını, ancak sözleşmeyi annesi adına düzenlediklerini beyan etmiştir. 4. Şikayetçi ..., kendisi adına kayıtlı olan oğlunun kullandığı ... numaralı hattı sanık ...'ın işlettiği iş yerinden aldığını başka hat almak için müracaatta bulunmadığını beyan etmiştir. 5. ... Kriminal Polis Laboratuvarının19.03.2013 tarihli uzmanlık raporunda suça konu abonelik sözleşmesindeki imzanın şikayetçi ... eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir. 6. Mahkemesince "müşteki ...'ın asıl kendi adına kayıtlı bulunan ... numaralı hattın abonelik sözleşmesinde tanzim tarihi olarak 06/08/2010 yazdığı ancak suça konu ... numaralı cep telefonu hattının 30/08/2012 tarihinde tanzim edildiği, aradaki zaman farkı dikkate alındığında her iki cep telefonu hattının aynı dönemde tanzim edilmediğinin belirlendiği,...ın savunmasından sanık ... ile birlikte hattı annesi adına doldurduklarının anlaşıldığı, bu suretle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçunu işlediği" kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. Sanık hakkında Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2013/179 Esas, 2013/416 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/587 esas, 2016/225 Karar sayılı ilamı ile yapılan ihbar üzerine açıklandığı, ancak ihbara konu ilamda sanık hakkında "5809 sayılı Kanun'a aykırılık" suçu uyarınca hüküm kurulduğu anlaşılmakla, ihbara konu "5809 Sayılı Kanun'a aykırılık" suçu yönünden hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci maddesi ile “(1) 31.12.2021 tarihine kadar işlenen ve bu Kanunun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi yapmak veya yaptırmak suçundan dolayı; a) Soruşturma evresinde, Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir. (2) Hakkında kamu davasının açılmasının veya kovuşturmanın ya da infazın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren bir yıl içinde birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilir; infazın ertelenmesine karar verilen hallerde ise, cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. Bu süre zarfında birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi hâlinde, bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen soruşturma veya kovuşturmaya ya da infaza devam olunur.” hükmü gözetilerek, hükmün açıklanmasına dayanak teşkil eden bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez", dördüncü fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında kaldığı gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 nci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile "Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir." hükmü gereğince, sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/248 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/7112, K. 2023/7572, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-7112-e-2023-7572-k-c2acb356aec4