Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/4831 E. 2023/9248 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4831
Karar No
2023/9248
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/792 E., 2015/1171 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/792 Esas, 2015/1171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafii, eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar tebliğ edilmiş, gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; temyiz dışı sanık ...’ten sahte sürücü belgesi ele geçirildiği, sanıkların savunmalarında sahte sürücü belgesini tanımadıkları bir kişinin para karşılığı düzenleyerek sanık ...'e bıraktığı, sanık ...'in de temyiz dışı sanık ...'e verdiğinden bahisle sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istenmiştir. 2. Temyiz dışı sanık ... özetle; arkadaşı sanık ... ile kahvede otururken tanımadığı bir şahsın ehliyet verebileceğini söylediğini, kimlik bilgilerini ona verdiğini, şahsın ehliyeti getirdiğini, kendisinin bunun karşılığında 2.000,00 TL'yi sanık ...'e bıraktığını, ...'in de ehliyeti aldığını pişman olduğunu savunmuştur. 3. Sanık ... savunmasında özetle; sanık ... ile bir çay ocağında sanık ...'in nasıl ehliyet alabileceğini konuşurlarken tanımadığı bir şahsın 2.000,00 TL karşılığında sahte ehliyet getirebileceğini söylediğini, sanık ...'in bunu kabul ederek adres olarak kendisinin iş yerini verdiğini, şahsın ehliyeti getirdiğini, paranın kendisinde olduğunu, şahsa 2.000,00 TL'yi verdiğini, suçsuz olduğunu ve beraatini istemiştir. 4. Dosyadaki uzmanlık raporunda: suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir. 5. Mahkemece, sanıklardan Ahmet hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ...'in yukarıda açıklanan şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık ...'in 10.06.2015 tarihli kolluk ifadesinde, tarihten yaklaşık 2-3 yıl önce, tanımadığı bir kişi tarafından atılı suça konu sahte sürücü belgesini kendi dükkanına bıraktığı, kendisinin de atılı suça konu sürücü belgesini temyiz dışı sanık ...'e verdiği yönündeki savunması karşısında, sanık ... bakımından suç tarihin 10.06.2012 olarak gerekçeli karar başlığına mahallinde eklenerek düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 4. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve adli emanetteki suça konu sürücü belgesinin akıbeti hakkında karar verilmemesi, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/792 Esas, 2015/1171 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin paragrafın başına; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilmek sureti ile” ibaresinin eklenmesi ve ayrıca hüküm paragrafına "Adli Emanetin 2015/505 sırasında kayıtlı sahte sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/4831, K. 2023/9248, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-4831-e-2023-9248-k-1792f813899e