Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41404 E. 2025/12034 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/41404
- Karar No
- 2025/12034
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1906 E., 2020/628 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarih ve 2018/475 Esas, 2019/127 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1.d, 62, 52... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca kaldırılmasına ve Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; ilk derece mahkemesince verilen ve yerinde olan mahkumiyet kararının kaldırılarak sanıkların beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE Sanık ...'ın, İstanbul ... Mh. ... Sanayi Sitesi 106 Sk. No:16 adresinde bulunan ... Makine Kalıp İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin % 99 hissesini ... 7. Noterliğinin 10.06.2016 tarih, ... yevmiye numaralı pay devir sözleşmesi ile diğer sanık ...'a devrettiği, % 1 hissenin ise katılanın babası olan ...'na ait olduğu, sanık ...'ın 03.03.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2017/5349 sayılı dosyası üzerinden ... Makine Kalıp İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti hakkında sözlü beyanla ilamsız takip başlattığı, takip talebinde şirket adresini katılanın iş yeri adresi olan ... OSM Mah. C2 Blok ... Sanayi Sitesi 113 Sk. No:9 Ümraniye İstanbul olarak gösterdiği, ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının bu duruma uygun olarak hazırlandığı, sanık ...'ın ödeme emrini şirket yetkilisi olduğu yönünde imza sirküleri sunmak suretiyle takibin başlatıldığı tarih olan 03.03.2017 tarihinde kalemde bizzat tebellüğ ettiği ve borca itirazının olmadığını, lehine olan tüm sürelerden şirket adına feragat ettiğini yazılı olarak beyan edip, takibin kesinleştirilmesini sağladıktan sonra, katılanın iş yeri adresinde 28.04.2017 tarihinde haciz işlemi uygulatılmasını sağladıkları ve bu şekilde kamu kurumu olan icra müdürlüğünü araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; sanıkların mahkûmiyetlerine yönelik ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, sanıkların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek amacıyla söz konusu eylemi gerçekleştirip, gerçekleştirmedikleri ve eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı hususları duruşma açılarak değerlendirilmeden, sanıklar hakkında, ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.