Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40969 E. 2026/4936 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40969
Karar No
2026/4936
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1616 E., 2019/2349 K. SUÇ :Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2016/224 Esas, 2018/177 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-c, 43, 167/2, maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2018/1616 Esas, 2019/2349 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40969, K. 2026/4936, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-40969-e-2026-4936-k-7bc6dd2a24af