Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40485 E. 2025/11964 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40485
Karar No
2025/11964
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2036 E., 2020/1384 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli 2018/107 Esas ve 2019/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan davada, 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53, 58/6-7 maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan açılan davada, 5237 sayılı TCK.nun 206/1, 62, 53, 58/6-7 maddeleri gereğince sanığın 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısı temyiz talebi, ''İncelenen dosya kapsamına göre, her ne kadar Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince sanık ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçlarından beraati ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine yönelik karar verilmiş ise de; yargılamaya konu müsnet olayda mevcut deliller tüm dosya kapsamıyla bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın 9...3 vergi kimlik numarasında kayıtlı faal vergi mükellefi olan kardeşi ...'a ait vergi levhası bilgilerini https://... sistemi üzerinde bazı bilgileri değiştirmek suretiyle kendi adına sahte vergi levhası ürettiği ve bu belgeyi doldurduğu işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı başvuru/beyan formununa ekleyerek ... Belediyesine sunduğu, belediyeden iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı aldığı, sanığın elektronik ortamda düzenlenen vergi levhasının resmi belge olarak kabul edilmesi gerektiği, yine sanığın üzerine elektronik ortamda değişiklik yaptığı vergi levhasını kullanarak kendisine ait resmi belge niteliği taşıyan iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı düzenlettiği ayrıca iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı başvuru/beyan formunu sahte vergi levhası bilgilerini de eklemek suretiyle doldurarak belediyeye sunduğu, bu şekilde üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçlarından işlediği, kabule göre; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin ilgili kamu kurumunun ibraz edilen belge ve beyanlarındaki bilgilerin doğruluğunun araştırma yükümlülüğünü yerine getirmemesine yönelik değerlendirmesinin sadece koşullarının bulunmasının halinde sadece resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu yönünden gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanık ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçlarından verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak Resmi Belgede Sahtecilik, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçlarından beraatine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu değerlendirilmektedir.'' şeklinde olup hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafii temyiz talebi ; sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Sanığın gerçekte vergi mükellefi olmadığı halde Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesine gerçek dışı veriler girerek adına sahte vergi levhası oluşturduğu ve bu vergi levhasını kullanmak suretiyle ... Belediye Başkanlığına başvurarak adına sahte işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği davada; suça konu vergi levhası ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı asıllarının dosyaya getirilerek duruşmada incelenmesi , belgelerin ilgili kurumlarca düzenlenip düzenlenmediği ve aldatıcılık niteliğinin olup olmadığının tespit edilmesi , vergi levhasının aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlenmesi halinde buna dayalı olarak Kurumca düzenlenen işyeri açma ruhsatının da içerik itibariyle sahte olacağı, bu suretle zincirleme olarak işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunun oluşabileceği gözetilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine, ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi halinin sadece delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılması ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, Kabule göre de ; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40485, K. 2025/11964, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-40485-e-2025-11964-k-04d9e052bcab