Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40024 E. 2024/9119 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40024
Karar No
2024/9119
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/356 E., 2021/54 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli kararıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına sanık ... hakkında ayıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli kararının sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 26.04.2017 tarihli 2015/5256 Esas, 2017/9983 Karar sayılı kararıyla eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli 2017/356 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, kararın bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, delil olmadığı, şüpheden sanık yararlanacağı, kararın bozulmasına ilişkindir. 3.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, suç kastının olmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir. 4.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, Sanıklardan ... ve ... yönünden TCK 39 uncu maddesinin uygulanması ile sanıklar ..., ... ve ... yönünden TCK 158/3 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde katılanın ... numaralı telefondan arandığı, Isparta Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak tanıtıp organize bir suç örgütüyle soruşturma yaptıklarını ve telefon,kredi kartı ve kimlik bilgilerinin kullandıklarını söylediği, katılan adına usulsüz para çekme işleminin olduğunu, bunun engellenebilmesi için kendisinin vereceği hesaba 20000 TL para göndermesi halinde işlemin durdurulacağından bahsettiği, katılanın Adana Adliye Sarayı Postane şubesine sanık ... adına 20000 TL yi havale ettiği , sanık ... 'ın parayı postaneden aldığını ve sanık ...'e verdiği 200 TLsini ...'e verip, onun da ...'a 18.000 Tl yi verdiği, sanık ... savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini,... ...'ın parayı ...'ye verdiğini ...'nin parayı kendisine verdiğini bir miktar pay verdiğini daha sonra parayı ...'ye verdiği yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya ilişkin olduğu ve sanık ...'ye verdiği yönündeki savunması soyut ve inandırıcı olmadığından itibar edilemeyeceği,ancak parayı ...'den aldığı yönündeki ikrarı ile Sanık ... ...'ın soruşturma aşamasındaki savunması ve 05/09/2012 tarihli Ptt Müdürlüğünün kamera kaydıyla parayı çektiğinin sabit olduğu,05/09/2012 tarihli makbuzda sanık ... ... adına katılanın para gönderdiğinin sabit olduğu ...'in parayı ...'a vermesi için aracılık ederek iştirak ettiği,Sanık ...'ın parayı aldığı yönündeki ikrarı ile iştirak ettiği sanıkların soruşturma aşamasındaki samimi beyanları ile sanıkların eylem ve irade birliği içerisinde hareketle suça konu paranın ... ...'ın banka hesabına yatırılmasını sağlayarak, ... ... tarafından para çekildiğinde, suça konu parayı alarak ...'e teslim ettiği ...'in 200 TL menfaat temin ederek sanık ... 'a parayı teslim ettiği ...'ın parayı teslim alması ile atılı suçu işledikleri iddia ve kabul edilen somut olayda temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanık ...'nin beraat hükmüne ilişkin temyiz bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar ..., ..., ...'ın mahkumiyet hükümlerine yönelik sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde; A.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; 1.Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2007/438 Esas, 2010/290 Karar sayılı ilamına konu TCK'nin 157/1 maddesindeki dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından,sanıklar müdafileri, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 28.09.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanıklar müdafileri, Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafi, Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40024, K. 2024/9119, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-40024-e-2024-9119-k-9e4c89c38c4f