Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39709 E. 2025/11867 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39709
Karar No
2025/11867
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3391 E., 2019/604 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (Beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/152 Esas, 2018/725 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/3391 Esas, 2019/604 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hilenin basit yalan düzeyinde olmadığına, her olayda ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda aynı Kanun'un 280/2. maddesine göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39709, K. 2025/11867, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-39709-e-2025-11867-k-092f9a570327