Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39183 E. 2026/3726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39183
Karar No
2026/3726
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2652 E., 2019/217 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredikurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/75 Esas, 2018/391 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L,son, 158/3, 62, 52/2, ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2652 Esas, 2019/217 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekilinin vekilinin istinaf başvurularının, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair delil bulunmaması, mahkemenin delillerin takdirinde hataya düştüğüne ve çelişkili savunmada bulunan sanık ...'nın savunmaları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilip hükme esas alındığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, suçun sübut bulmadığına ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına, suçun vasfına (basit dolandırıcılık olur), mahkemenin delillerin takdirinde hataya düşerek karar verdiğine ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiilerinin temyiz isteği; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiğine, suçtan ... zararı karşılamak istemesine rağmen bu haktan yararlandırılmadığına ve bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi yollamasıyla TCK 43/1. maddesi kapsamında, aynı eylemle 3 katılandan haksız menfaat temin etmiş olmaları karşısında, haklarında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini ve 5237 sayılı Kanun'un 158/1-(e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52.maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenmesi gerektiği halde; somut olayda, hapis cezasının teşdiden belirlendiği, elde edilen haksız menfaat miktarının, 26.08.2017 tarihli değer tespit tutanağına göre ziynet eşyalarının toplam değeri 56.080 TL ve katılan ...'a ait 11.740 TL nakit para olmak üzere toplam zarar miktarının (56.080,00 TL + 11.740,00TL =) 67.820,00 TL olduğu, suçtan elde edilen menfaatin iki katı göz önüne alındığında gün adli para cezası miktarının alt sınırın "6.782" olarak belirlenmesi yerine alt sınırın da altında kalacak şekilde "4.000 gün" olarak belirlenerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2652 Esas, 2019/217 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39183, K. 2026/3726, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-39183-e-2026-3726-k-5d6bb7206712