Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38795 E. 2025/11840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/38795
Karar No
2025/11840
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3062 E., 2020/2099 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2019/509 Esas, 2020/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d, 62, 51, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/3062 Esas, 2020/2099 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükmü kaldırılarak atılı suçtan aynı Kanun'un 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar çağrılarak, sanığın savunması doğrultusunda şirketin o dönemdeki sekreter ve muhasebe bölümü çalışanları ile tanık olarak bilgisine başvurulan şirket avukatı Murat Navruz'un beyanında ismi geçen Cafer Bayram da dinlenerek, aynı Kanun'un 280/2. maddesine göre yeniden hüküm kurulması yoluyla yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/38795, K. 2025/11840, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-38795-e-2025-11840-k-543532928c38