Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38676 E. 2024/10471 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/38676
Karar No
2024/10471
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/9 E., 2018/90 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2016/550 Esas, 2018/605 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; uzlaştırma hükümlerinin uygulanmadığına, katılanın zararını gidermesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihinde sanığın, katılanın yetkilisi olduğu markete gidip, kasiyer olarak çalışan tanığa, katılanın adını söyleyerek, nerede olduğunu sorduğu, tanığın katılanın kasap reyonunda olduğunu söylemesi üzerine, sanığın kasap reyonuna doğru gittiği ve kısa bir süre sonra dönüp, katılanla görüştüğünü ve kendisine 480,00 Türk lirası ödeme yapması gerektiğini, ödeme ile ilgili makbuz keseceğini söylediği, tanığın da iş yeri sorumlusu olan katılanın adını söyleyen sanığa güvendiği ve 480,00 Türk lirasını sanığa verdiği ve sanığın parayı aldıktan sonra makbuzu tanığa verip, marketten ayrılarak, haksız şekilde menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 3. Mahkemece yapılan yargılamada sanığın sözlerinin iradeyi fesada uğratacak nitelikte olmadığı ve ağır bir yalan olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın, katılanın müdür olarak çalıştığı markete gittiği, markette kasiyer olarak çalışan tanığın yanına gelerek katılanın ismini söyleyip kendisini sorduğu, tanığın kasap reyonunda olduğunu söylemesi üzerine kasap reyonuna doğru gittiği, kasap reyonunda kimseyle görüşmediği halde tanıkta katılan ile görüştüğü izlenimi bırakmak için bir süre kasap reyonunda telefonla konuşur gibi yaptığı, bir müddet sonra tanığın yanına gelip katılan ile görüştüğünü ve 480,00 Türk lirası ödeme yapacağını, ödeme ile ilgili makbuz keseceğini söyleyip, makbuz keserek kasiyere verdiği, olay anına ilişkin kamera görüntülerinde de sanığın katılan ile görüşmediği, savunmasında belirttiğinin aksine katılana kartuş vermediği gibi kasiyere de kartuş vermediği, üzerinde yada elinde kartuş bulunmadığı, kasiyerden parayı almasının ardından iş yerinden hızlıca çıkarak koşarak olay mahallinden ayrıldığının görüntülerden net bir şekilde anlaşıldığı, sanığın hileli hareketlerle tanığı yanıltarak iş yeri sorumlusu olan katılanın ismini vererek iftar vakti üzeri marketin yoğun olması nedeniyle sanığın beyanını denetleme fırsatı bulunmayan tanıkta güven sağlayarak kendi lehine katılanın zararına 480,00 Türk lirası parayı vermesini sağlayarak üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanık, 13.12.2022 havale tarihli dilekçesi ile katılanın zararının giderdiğini belirtip, dilekçe ekinde ödeme dekontu sunmuş olsa da, zararın hükümden sonra karşılanması karşısında 5237 sayılı Kanunun 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağından ve katılanın uzlaştırma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın olumsuz sonuçlanmasından dolayı sanığın bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/38676, K. 2024/10471, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-38676-e-2024-10471-k-9b4cd5f0ce75