Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38614 E. 2026/5746 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38614
- Karar No
- 2026/5746
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/25 E., 2020/325 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik " suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 20.05.2008 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği; Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Vb. Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden; Katılanın aleyhine, sanığın vekili Av. ... tarafından İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 05.03.2009 tarihinde 1.700 TL bedelli bonoya dayanarak 2009/102 E sayılı alacak davasının açılarak 1.700 TL'nin ve faizinin tahsile çalışıldığı, katılanın şikayetinde sanığı tanımadığını ve böyle bir senet vermediğini beyan ettiği, sanığın senedin arkasındaki cironun kendisine ait olduğunu, ancak bu senedi ön yüzü tamamen boş olduğu halde ciroladığını ve avukat ...'ye verdiğini, borçlu olarak görünen katılanı tanımadığını, bunu da faiz karşılığı borç para aldığı ...'un talimatı ile yaptığını iddia ettiği, adli emanetin 2011/6715 sırasında bulunan senet üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 31.05.2011 tarihli raporda; senedin ön yüzündeki yazı-rakam ve imzanın katılanın ve sanığın eli ürünü olmadığının, 1. cironun sanığa ait olduğunun belirlendiği, sanığın tamamen sahte ve hayali olarak düzenlenmiş bir senedi tahsil amacıyla İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde alacak davası açarak tahsile çalışmak suretiyle üzerine atılı dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, ... ve ...'dan faiz karşılığında borç para aldığını, borcunu ödemekte zorlanınca .. ve ..'in bir akrabalarından alacakları olduğunu kendilerinin takip başlatamadıklarını söyleyerek kendi adına işlem yapmak istediklerini, karşılığında borcu erteleyeceklerini söylediklerini, borcunu ödeyemediği için teklifi kabul ederek boş senedin arkasını ciro ettiğini, daha sonra ...'in kendisine mesaj atarak avukat ...'ye vekalet vermesi gerektiğini söylediğini, katılanı tanımadığını, kendisinden alacaklı olmadığını beyan ettiğinden İzmir 2. Ağır Ceza mahkemesinin 2010/242 esas sayılı dosyasının 10/11/2010 tarihli duruşmasında, ...'un kullandığı belirtilen numaradan sanığın savunması doğrultusunda mesaj atıldığına dair tespit, ayrıca Tanık ...'ın aynı numarayı kullandığını soruşturma aşamasında beyan etmesi, HTS kayıtları, tanık anlatımları ve Mahkemece Av. ..., ... ve ... hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, suç duyurularının sonucunun araştırılması ile dava açılması halinde dosyanın birleştirilmesine karar verilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre; sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.