Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36541 E. 2024/4641 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/36541
Karar No
2024/4641
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/348 E., 2018/35 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli ve 2013/309 Esas, 2014/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.06.2017 tarihli ve 2017/12171 Esas, 2017/15344 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli ağır ceza mahkemesince yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir. 4. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2017/348 Esas, 2018/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi, atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde, katılanı telefonla arayan şahsın kendisini Başkomiser Mustafa olarak tanıttığı ve katılandan cep telefonu numarasını isteyip, ev telefonunun da aramaya açık tutulmasını istediği, daha sonra katılanın cep telefonunu arayan aynı şahsın, katılana İzmir Emniyet Müdürlüğüne gelmesini istediği ve bankada parası olup olmadığını sorduğu, bankada 20.000,00 Türk lirası olduğunu söyleyen katılana, bir operasyon yürütüldüğünü, bankadaki parasının sanığın PTT hesabına yatırılması halinde olayın aydınlanacağını, aynı miktardaki parayı da adresine gönderdiklerini söylediği ve katılanı inandırabilmek için evdeki kızını da aramasını istediği, Başkomiser Mustafa olarak tanıtan şahsın katılanla yapılan görüşme öncesinde katılanın kızıyla da telefonda görüştüğü ve operasyon yürütüldüğü için, şayet babası telefonla ararsa parayı teslim aldık demesini istediği, teyit için kızını arayıp, kızından parayı aldık şeklinde yanıt alan katılanın, sanığın Didim PTT Şubesindeki hesabına 20.000,00 TL, havale yaptığı, yatan bu paraların da aynı gün sanık tarafından şubeden çekildiği, bu şekilde haksız menfaat temin eden sanık hakkında dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmış, mahkemece eylemin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2017/348 Esas, 2018/35 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/36541, K. 2024/4641, T. 02.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-36541-e-2024-4641-k-9d9e9e6c7df0