Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34708 E. 2026/3762 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/34708
Karar No
2026/3762
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/272 E., 2016/119 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Şikâyetçi ...'ın tüm suçlara yönelik, şikâyetçi ... Belediye Başkanlığının ise kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna yönelik suçtan zarar gören sıfatları olmadığından, şikâyetçiler vekillerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı; Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin içeriği itibarıyla temyiz isteminin, sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenmiştir.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, yukarıda belirtilenler dışında temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Şikâyetçi ... Vekilinin Tüm Hükümlere ve Şikâyetçi ... Belediye Başkanlığı Vekilinin Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: Sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçundan zarar görenin sahte yapı ruhsatına istinaden taşınmazı satın alan katılan ..., "resmi belgede sahtecilik" suçundan zarar görenin ise, suça konu sahte yapı ruhsatının ibraz edilerek kullanıldığı katılan ... ile ... Belediye Başkanlığı olduğu anlaşılmakla; şikâyetçi ...'ın atılı suçlardan, şikâyetçi ... Belediye Başkanlığının ise "nitelikli dolandırıcılık" suçundan doğrudan zarar görmedikleri, bu nedenle de kamu davalarına katılma hakları bulunmadığı, ... Belediye Başkanlığı hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan usûlsüz olarak verilen katılma kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetki vermediği anlaşıldığından, şikâyetçiler vekillerinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafilerinin, Cumhuriyet savcısının ve Katılan ... Belediye Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre; hükümden sonra, sanık ...'ün 06.02.2026 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi nedeniyle, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu; sanık ...'a yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle şikâyet tarihi olan 31.08.2012 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafileri, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

III. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: Emlakçılık ile uğraşan sanığın, diğer sanık ... ile iştirak halinde hareket ederek düzenlendiği sahte yapı ruhsatına istinaden kardeşi ...'a ait taşınmazın ruhsatlı olduğundan bahisle müteahhit olan katılan ...'a satışına aracılık etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın ve müdafinin aşamalarda alınan savunmalarında, taşınmazın ... adına vekaleten ..., ... ve ... tarafından satın alınmasını müteakip ruhsatlandırma işlemleri için Belediye Başkan yardımcısı olan ...'ın yönlendirmesi üzerine tanık olarak bilgisine başvurulan ... ile anlaştıklarını, aralarındaki sözleşmeye istinaden işlemlerin bu kişi tarafından yürütüldüğünü, onun talebi üzerine yeni malik sıfatıyla eski malik olan ... adına imza atıldığını, katılanla aralarındaki anlaşmaya istinaden inşaattaki 11 dairenin kardeşine verilmesi nedeniyle yapı ruhsatının sahte olduğunu bilerek bu satışı gerçekleştirmesi halinde kardeşine verilecek dairelerinin de ruhsatsız olacağını bilebilecek durumda olduğundan sahte belgeyi kendisinin düzenlemesinin mümkün olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, müteveffa sanık ...'ün savunmasında diğer sanığı tanımadığını, bu tür belgeleri genelde Belediyede ruhsatın veriliş aşamasında imzaladıklarını bildirmesi ile her iki sanığın birbirlerini tanıdıkları ve iştirak halinde hareket ettikleri hususunda dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; taşınmazın katılandan önceki maliki olup aynı zamanda sanık ...'ın kardeşi olan ...'ın olayla ilgili beyanının alınması, yapı ruhsatının düzenlenmesine ilişkin işlemlerin ne şekilde yürütüldüğünün ayrıntılı olarak sorulması, taşınmazın katılan ...'a satışına dair tapu kayıtları ve dayanak belgeler ile inşaat devam ederken katılan belediye tarafından düzenlenen inşaatın devamına yönelik diğer evrakın dosyaya getirtilip incelenmesi, inşaatın ruhsatlandırılması yönünde sonradan İdare Mahkemesinde dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının belirlenmesi halinde iş bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya celp edilmesi, suça konu belgenin kim tarafından hangi tarihte ... Belediye Başkanlığına sunulduğunun, bu inşaatın ruhsatlandırılma sürecine ilişkin ... tarafından düzenlenen veya ibraz edilen herhangi bir belge olup olmadığının tespit edilmesinden sonra, sonucuna göre sanığın suç kastının bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, sanık müdafi ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/34708, K. 2026/3762, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-34708-e-2026-3762-k-90009ebf6cab