Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32475 E. 2026/4668 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32475
- Karar No
- 2026/4668
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/53 E., 2016/111 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihinin senedin icra takibine konulduğu 18.09.2013 olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
A. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 15.04.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; Sanık ... ile katılanlar ... ve ...'in ... Denizcilik şirketinin ortakları olup ...'un ortaklıktan ayrılarak hisselerini devrettiği, hisseleri karşılığında katılan şirketten alması gereken 12.500, 00... taksitte ödeneceğine ilişkin katılanlar ile sanık arasında protokol düzenlendiği, sonrasında sanık ...'in 17.250,00 TL bedelli 22/10/2012 keşide tarihli senedi üzerindeki lehtar kısmında yazan ... Denizcilik yazısını çizip kendi ismini yazıp bir kısım yazıları da eklenmesinin ardından tahrif yoluyla oluşturduğu senedi temyiz kapsamı dışındaki sanık ... aracılığı ile icra takibine koyduğu iddia edilen olayda; sanık ...'in aşamalarda ortaklıktan ayrılması nedeniyle şirketten olan 30.000TL lik alacağından bir kısmı tahsil edebilmek amacıyla bu senedi icra takibine konu ettiğini beyan etmesi, katılan ...'un kolluk aşamasında verdiği beyanında sanık ile ortaklıktan ayrıldıktan sonra yaptıkları protokolü kabul ettiği ve fakat bu protokolde belirlenen tüm meblağı sanığa ödedikleri, kayıtların şirket defterlerinde olduğunu beyan etmesi ancak bu hususun ve sanığın ne zaman şirketten ayrıldığının araştırılmadığı anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın şirketten resmen ne zaman ayrıldığının ticaret sicil kayıtlarından araştırılması, şirketin defter ve kayıtlarından sanığın şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra alacaklı olup olmadığı varsa ne kadar alacaklı olduğunun ve bu meblağın şirket tarafından sanığa ödenip ödenmediğinin alanında uzman bilirkişilerce incelenerek rapor edilmesi, sonucuna göre sanığın şirketten alacağının bulunmadığının tespiti halinde eylemin TCK 158.maddede düzenlenen nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturacağı, sanığın şirketten senet miktarı ve üstünde alacağının bulunduğunun tespiti halinde ise, takibin geldiği aşama da dikkate alınarak, eylemin uzlaştırmaya tabi olan, TCK' nın 159.maddesinde düzenlenen bir alacağı tahsil etmek amacıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçuna vücut verip vermediğinin tartışılması ile hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA,
28.04.2026tarihinde karar verildi.