Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31234 E. 2024/6505 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31234
Karar No
2024/6505
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/387 E., 2016/277 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Havza Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesinin usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı olduğuna ve kararın bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 07.03.2016 tarihinde alınan savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 27.02.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR A. Sanık ... yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Havza Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Havza Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/31234, K. 2024/6505, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-31234-e-2024-6505-k-1772f11444c0