Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31044 E. 2024/90 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31044
Karar No
2024/90
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/49 E., 2016/6 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı (5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/49 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun'un) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz talebi, sanığın atılı suçu işlemediğine, bononun sahte olduğunu bilmediğine hakkında her iki suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın temyiz dışı sanık ... ile iştirak halinde sanık ...'ın annesi olan katılan ...'ın imzasını taklit ederek sahte kefil imzası ile oluşturdukları 20.000,00 TL meblağlı bonoyu Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2014/17 takip numaralı dosyası ile icra takibine koydukları iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık atılı suçu kabul etmemiştir. 3. Temyiz dışı sanık ... beyanlarında, bonoyu sanık ...'dan aldığı borcun ödemesi olarak kendisinin doldurup verdiğini, ...n bononun sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 4. Yeminli dinlenen tanık A.S. sanık ...'ın ...'a 20.000,00 TL borç verdiği, iki sene ödemeyince karşılığında davaya konu bonoyu getirip kendi huzurunda verdiğini beyan etmiştir. 5. 19.08.2013 düzenleme ve 20.09.2013 vade tarihli 20.000,00 TL tutarındaki bono adli emanetin 2014/7464 sıra sayısına kaydedilmiştir. 6. 09.06.2014 tarihli bilirkişi ...tarafından hazırlanan ve davaya konu bono üzerinde katılan adına atılan imzanın katılana ait olmadığı, bononun ön yüzünde bulunan tüm yazıların temyiz dışı sanık ... eli ürünü olduğu ve katılan adına atılan imzanın da sanık ... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bononun aldatma niteliğinin bulunduğunu bildirir bilirkişi raporu dosya arasındadır. 7. Mahkeme sanığın temyiz dışı sanık ...'la iştirak halinde ...'ın annesi olan katılanı sahte bono tanzim edip icraya vererek dolandırmaya teşebbüs ettiklerini kabul etmiştir. IV. GEREKÇE Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, 1. Sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, Sanığın sahte bonoyu icra takibine koyduğu ancak katılanın itirazı üzerine takibin durduğunun gerekçeli kararda açıklanmakla, sanığın nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereği teşebbüs hükümlerinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini ile adli emanetin 2014/ 7464 sırasın kaydedilen suça konu bononun akıbeti hakkında karar verilmemiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/49 Esas, 2016/6 Karar sayılı sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/49 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/31044, K. 2024/90, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-31044-e-2024-90-k-eeca5ee35bcd