Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29775 E. 2024/6004 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29775
- Karar No
- 2024/6004
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/291 E., 2015/359 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık atılı suçu işlemediğini belirterek, beraatine karar verilmesi talebi ile hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suç tarihinde katılanın internette adını hatırlamadığı bir siteye iş bulmak üzere girdiği, buradan bulduğu iş için başvuru yapmak üzere ...@hotmail.com adresi ile kendi elektronik posta adresi olan ...@hotmail.com adresiyle yazıştığı, kendisine firma ve iş ile ilgili bilgiler verildiğini, Türkmenistan ülkesi Askabat şehrine gideceğinin söylendiği, istenilen belgeleri elektronik posta hesabına gönderdiği, irtibat için verilen numarayı aradığında kendisinden işlemler için 420 TL istendiği, TR .... .... .... .... İBAN Nolu hesaba toplam 420 TL'yi 26.06.2013 tarihinde havale ettiği ancak kendisini oyaladıkları için dolandırıldığını bildirerek şikayetçi olduğu, sanığın katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettiği ve atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur. 2.Vakıfbank Genel Müdürlüğü'nün 09.07.2013 tarihli cevabında TR .... .... .... .... İBAN Nolu hesabın sanık ... adına Vakıfbank Rahmanlar Şubesinde açıldığı ve sanığa ait olduğu tespit edilmiştir. 3.Katılan tarafından yatırılan paranın 26/06/2013 tarihinde Çınarcık ATM'sinden çekildiğinin bildirilmesi üzerine, para çekim anına ilişkin kamera kayıtları temin edilmiş, emniyet birimlerince yapılan para çekimine ilişkin CD izleme tutanağında, katılanın yatırdığı paranın sanık tarafından çekildiği tespit edilmiştir. 4.Sanık alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılan beyanları, dosya içerisindeki CD izleme tutanağı, dekont ve tüm dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde, katılanın dosya kapsamı ile uyumlu beyanlarına itibar edilmiş, sanığın bilişim sistemlerinin sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, katılanın iradesini yanıltarak kendi yararına menfaat temin ettiği ve bu şekilde atılı suçu işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Karar tarihinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olan sanığın duruşmada hazır edilmeyen sanığın 23.10.2015 tarihinde yakalama ile alınan ifadesinde duruşmalardan bağışık tutulmak istediğini belirttiği ve aynı celsede sanığın rahatlıkla konuşabildiğinin ancak duymada sıkıntı çektiğinin, çok yüksek sesle konuşmaları ve ağız okumak sureti ile konuşulanları duyduğunun mahkemece tespit edildiği, bu sebeple kendisine avukat atanmak istendiğinde avukat istemediğini, kendisini rahatlıkla ifade edebileceğini ve kendisi ile ilgili suçlamaya ilişkin iddianameyi bizzat okumak istediğini beyan ettiği görüldüğünden, iddianame kendisine verilerek okunmasının sağlandığı, sanığın iddianameyi okuduğunun ve anladığının avukat istemediğini belirttiği ve savunmasının ayrıntılı bir şekilde alındığı, işitme engeli olduğuna dair herhangi bir raporu da mevcut olmayan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre zorunlu müdafii atanması gereken kişiler kapsamında olmadığı anlaşıldığından ve Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/359 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.