Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29321 E. 2025/4825 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29321
Karar No
2025/4825
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/282 E., 2015/372 K. SUÇ : Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yargıtay bozma ilâmına konu mahkûmiyet hükümlerinde sanıkların neticeten 10 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına karar verildiği, hükümlerin suç vasfı ve görevli mahkeme yönünden bozulmasına ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarları bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar verildiği gözetilmeyerek bozma ilâmına uyulmasına karar veren Mahkemece yeniden kurulan hükümlerde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin uygulanmaması suretiyle sanıkların kazanılmış haklarının ihlâl edilmesi, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün görülmekle, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesinin uygulandığı (4) numaralı paragraftan sonra gelmek üzere; "Sanıklar hakkında bozma öncesi hükümlere yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarları bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına ve sanıkların 10 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına" şeklindeki fıkranın hükme eklenmesi, takip eden paragrafların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/29321, K. 2025/4825, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-29321-e-2025-4825-k-7e606201b196