Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28611 E. 2025/15116 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28611
- Karar No
- 2025/15116
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/247 E. 2015/375 K. ŞİKAYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın enişteleri olan şikayetçileri borçlu gösterdiği suça konu iki adet senedi, şikayetçilerin bilgisi ve rızası olmaksızın onların yerine imzalamak suretiyle sahte senetler düzenlediği ve bunları katılan bankaya teminat göstermek suretiyle kredi kullandığı olayda; Katılan bankanın ../... Şubesince tanzim edilen 14.10.2015 tarihli yazısında; senetlerin 26.03.20 14... .03.2014 tarihlerinde teminata alındıkları ve rotatif kredi kullandırıldığının bildirildiği, banka cevabi yazısından suça konu senetlerin sanık tarafından kredi kullanım aşamasında katılan bankaya ibraz edildiğinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşıldığı, suça konu senetler kredi taksitlerinin ödenme aşamasında ibraz edilmediğinden, önceden doğan borç nedeniyle verilmediği ve suçun unsurları itibarıyla oluşacağı anlaşılmakla, tebliğnamedeki eksik incelemeye ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın kolluk ifadesinde, katılan bankadan suça konu senetler karşılığında 170.000 TL aldığını beyan ettiği, sanığın elde ettiği haksız menfaatin iki katının 340.000 TL olduğu, hükümde gün sayısı belirlenmeden doğrudan adli para cezasına 352.000 TL olarak hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Sanığın dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği halde, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına, "Sanık hakkında, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi, hükmün adli para cezasına ilişkin kısımlarının çıkarılması, A-3 bendindeki "TCK'nun 158/1 son cümle maddesi uyarınca sanığa verilecek adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından sanığın.." ibaresinden sonra gelmek üzere, "17.000 gün karşılığı adli para cezasıyla cezalandırılmasına,TCK'nun 62. Maddesi uyarınca sanığın yargılama sürecindeki iyi halleri, geçmişi ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak verilen cezasının taktiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 14.166 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 52/2 maddesi uyarınca sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının beher 1 günü takdiren 20 TL hesabı ile paraya çevrilmek suretiyle sanığın 283.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin getirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, gün adli para cezası yönünden 5000 gün adli para cezasının kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.