Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28359 E. 2023/9194 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28359
- Karar No
- 2023/9194
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/186 E., 2015/360 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER :Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/186 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ... meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası (i) bendi, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece eksik inceleme neticesinde mahkumiyet kararı verildiği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, lehe hükümleri uygulanmadığı, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında ... meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendisine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen cezanın işlemiş olduğu eylemin ağırlığına göre kanuni sınırların altında kalmış bir ceza olduğu, mahkemece temel ceza ve suçun niteliği tayin edilirken; katılanın zararının giderilmemiş olması ve verilen cezanın azlığının göz önüne alınmadığı, verilen kararın bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın ... ilçesinde bulunan... isimli iş yerinde muhasebecilik işiyle uğraştığı, katılanın çiftçi olduğu ve Bağ-Kur kaydının bulunduğu, katılanın sigorta primi ödeyerek emekli olma niyetinde olduğu, bu amaçla sanığın katılana 38.000 TL karşılığında kendisini emekli etmeyi vaat ettiği, tarafların bu hususta anlaştıkları ve bu hususta sözleşme imzaladıkları, sözleşme gereğince katılanın sanığa eksik olan primlerini ödemesi karşılığında 33.500 TL ödediği, paraları alan sanığın katılan adına SGK'ya herhangi bir sigorta primi ödemediği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. ... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 02.10.2014 tarih ve 24555 sayılı cevabî yazısında, sanığın arzuhalcilik faaliyetinden dolayı ... meslek kazancı mükellefi iken 30.06.2013 tarihinde faaliyetini terk ettiği ve bastırmış olduğu ... meslek makbuzlarının da kullanılmayanlarını Daireye ibraz ettiği ve iptal ettirdiği bildirilmiştir. 4. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, ... meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinin nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "... meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya meslek bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır" şeklinde tanımlandığı, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinde ise "... meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler ... meslek erbabıdır" denildiği,, Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin ... meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerektiği; somut olayda, ... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 02.10.2014 tarih ve 24555 sayılı cevabî yazısında, sanığın arzuhalcilik faaliyetinden dolayı ... meslek kazancı mükellefi iken 30.06.2013 tarihinde faaliyetini terk ettiğinin ve bastırmış olduğu ... meslek makbuzlarının da kullanılmayanlarını Daireye ibraz ettiğinin ve iptal ettirdiğinin bildirilmesi karşısında, suç/sözleşme tarihinde ... meslek sahibi olduğunun değerlendirilmesi mümkün olmayan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 ncı maddesinde düzenlenen ve 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında kalan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/186 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilnin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.