Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25849 E. 2025/11698 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25849
- Karar No
- 2025/11698
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/471 E., 2020/68 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin mahkemenin yanıltması nedeniyle de süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 08.02.2013 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. Katılan şirketten oluşan zarar miktarı ve bu zararın sanık tarafından giderilip giderilmediğinin sorularak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın katılan kurumda mali haklarını aldığı son ayın suç tarihi olarak belirlenmesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek eksik ceza tayini, 3. Mahkemece kararın gerekçe bölümünde sanık hakkında verilen hapis cezasını alt sınırdan takdir edildiğinin kabul edilmesine rağmen, suç tarihi itibarıyla atılı eylem için kanunda öngörülen asgari cezanın "2" yıl olduğu gözetilmeyerek hüküm fıkrasında "3" yıl olarak belirlemek suretiyle çelişkili hüküm tesisi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.