Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25645 E. 2024/4241 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25645
- Karar No
- 2024/4241
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1006 E., 2019/544 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/302 Esas 2015/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ,52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.07.2017 tarihli 2017/16303 Esas, 2017/17000 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2018/1006 Esas, 2019/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ,52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyizi; müvekkilinin sabıkasız olmasına rağmen hakkında lehe kanun hükümlerinni uygulanmadığı, atfı cürüm niteliğindeki iddialarla sanığa ceza verildiği, mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın suç tarihinde telefon ile aranarak kendisini komiser olarak tanıtan kişinin katılana adına kartlar çıkarıldığını, bu durumla ilgili işlem yapılacağı için verilecek hesaplara para yatırmasını istediği, katılanın sanığın hesabına 3.000,00 TL para yatırdığı, paranın sanık tarafından çekildiği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık; suçu inkar ederek şikayetçiyi tanımadığını, hesabına gelen paranın Halil Yılmaz ve İbrahim Yılmaz tarafından borcuna karşılık gelen para olduğunu, beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Mahkemece, sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenerek suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği , katılanın uzlaşmak istememesi sebebiyle uzlaşmanın sağlanamadığı, bu suretle izah edilen deliller çerçevesinde sanığın dolandırıcılık suçundan mâhkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2018/1006 Esas, 2019/544 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.