Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25542 E. 2025/370 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25542
Karar No
2025/370
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/33 E., 2019/705 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek ilk uzlaştırma teklifinin tebliğ edildiği tarihten itibaren uzlaşma teklifinin reddedildiği tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması isabetsizliğinin ve Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2018/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2011 yerine getirilme tarihli, 2010/183 Esas ve 2010/539 Karar sayılı 15.000,00 TL adli para cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği göz ardı edilerek daha az cezayı ihtiva eden Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/424 Esas ve 2012/439 Karar sayılı, 14.01.2013 kesinleşme tarihli mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması ve hüküm fıkrasında 5271 sayılı CMK'nın 253/22. maddesi ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38. maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, 27.07.2015 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması karşısında lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin de hukuka aykırı şekilde sanığa yükletilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafların çıkarılması ve yerine ''Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2011 yerine getirilme tarihli, 2010/183 Esas ve 2010/539 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan, TCK' nın 58/6-7. fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin paragraf çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıktan tahsiline, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun da infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/25542, K. 2025/370, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-25542-e-2025-370-k-ea04d2e59e61