Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25475 E. 2024/3934 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25475
- Karar No
- 2024/3934
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/636 E., 2019/479 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2014 tarihli ve 2013/321 Esas, 2014/424 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca, 1 yıl 6 ay ve 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 03.07.2017 tarihli ve 2017/16434 Esas, 2017/16694 Karar sayılı kararı ile "...Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2017/636 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca, 1 yıl 6 ay ve 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; müvekkilin dolandırma kastının bulunmadığına, geçirdiği kaza sonrasında hastanede olduğundan insanların müvekkiline ulaşamadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE Katılanın, izlediği televizyon programında kendisini bioenerji uzmanı olarak tanıtan ve bioenerji yöntemiyle psikolojik hastaları da iyileştirdiğini söyleyen sanığın yayınlarını görmesi, televizyonda verilen telefon numarasını araması ve kızının rahatsızlığından bahsetmesi üzerine sanığın, "Tam benim hastam, kesin tedavi ederim. Ancak tedavi için para yatırman gerekiyor" demesi, katılanın sanığın verdiği hesap numarasına 1900 Euro göndermesi, sanığın aynı gün parayı çekmesi, ancak daha sonra katılanın sanığa ulaşamaması biçimindeki eylem nedeniyle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde düzenlenen basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2017/636 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başka yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış haklarının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.