Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25362 E. 2024/1982 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25362
Karar No
2024/1982
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/633 E., 2019/381 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 20.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2013/713 Esas, 2014/690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 2. Ankara 20.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2013/713 Esas, 2014/690 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.06.2017 tarihli ve 2017/15603 Esas, 2017/14219 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Ankara 20.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2017/633 Esas, 2019/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delil olmadığını, yerel mahkeme kararının haksız ve gerekçesiz olduğunu beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın, çalıştığı şirkette işten çıkartıldığını, ihbar tazminatı almak için temyiz dışı sanık Veysel'in kendisinin okuma yazması olmadığı için bir kağıda parmak bastırdığını, birlikte İNG Bank şubesine gittiklerini, orada oturduğunu, Veysel'in bu sırada parayı çekmiş olduğunu ancak kendisine para vermediğini, sanık ...'in de olayları sırasında Veysel'in yanında olduğunu beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanıkların iştiraken katılana yönelik dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuştur. 2. Sanık savunmasında, muhasebe elemanı olarak çalıştığını, katılanı tanımadığını, üzerine atılı suçları kabul etmediğini, katılanın kıdem tazminatını bankaya yatırdığını, bankaya diğer sanık ve katılan ile birlikte gittiklerini beyan etmiştir. 3. Bozma üzerine sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosya uzlaştırma bürosuna tevdi edilmiş ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiştir. 4. Mahkemece, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1 .Gerekçeli karar başlığında 2013 olan suç tarihinin paranın çekilme tarihi olan 09.03.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 20.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2017/633 Esas, 2019/381 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/25362, K. 2024/1982, T. 21.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-25362-e-2024-1982-k-e21a456f574c